Öldü sanılıp gömülmüş,ancak toprağın altında tabutun içinde uyanıp bağırıp çağıran,kıyameti koparan ve duvarları yumruklayan biri gibi hissediyordu kendini.
“Bu mektup yağmuru dinmeli artık, Milena! Bizi serseme çeviriyor… Yazdıklarımızı unutuyor, hangi soruya karşılık vereceğimizi anımsamıyoruz… Ne türlü olursa olsun, sürekli bir çarpıntı içindeyiz. Çekçeni çok iyi anlıyorum, gülüşünü bile duyabiliyorum. Zaten sözlerinle gülüşlerinin arasında bocalıyorum daha, ama sonunda sözlerin kalıyor ortada.”