"Şiirlerin yüreğinden kan damlar bilirsiniz, bir şiirden bin derde bin kapı açılır...
Şiir şairin değildir dudaktan fışkırınca, oluk oluk içenindir bilirsiniz.
Her şiirin düğümü başka yerden atılır, her kelime başka bir düğümdür hissedene...
Şiirin rengi mor ile kırmızı arasındadır bilirsiniz; biri avaz avaz şiir söyler gecenin bağrında, ay ışığıyla, diğeri susar da şiir olur bilirsiniz..."
"Bir dilin kelimeleri, o dili konuşan insanların düşleri, hatıraları ve özlemleri değil midir? Böyle olduğu içindir ki konuşurken kelimelerimizi dikkatle seçmeye çalışırız. Bakmayın kağıt üzerinde kara kara dizildiklerine; onlar seslerden, seslerin işaretleri olan harflerden bir araya gelmiş küçük canlılardır. Seslerin, harflerin yan yana gelerek kelimeleri oluşturması sonra l kelimelerin insan denen varlığın bütün ruhunu aydınlatıveren sihirli anlamlara, cümlelere dönüşüp duyguları, dilekleri, özlemleri seslendirmesi başlı başına mucizevi bir şey olmalıdır. Onların bizde çağrıştırdıklarıdır aslolan, sadece kulağımıza çalınan sesin tınısı değildir. Kelimelerin esprisi de burada gizlidir. "
"Şimdi onu nasıl inandırabilirim bütün bu süreyi onunla beraber yaşadığıma? Onu unutmuş gibi yaşarken onu düşündüğüme? Anlamaz, görünüşe kapılır, anlamaz."
Oğuz Atay