Böyle buyurdu Zerdüşt:
"Öylesi var geçtiği yeri güle çevirir;
öylesi var estiği yeri çöle.
Önemlidir bu nedenle
kimin yüreğinden geçtiği
kimin estiği.
Kimi kimisinin gülüdür çünkü;
kimi kimisinin çölü.
Ya sen..?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Babam ölürken onu sık sık
çocukluğuna geri götürmeye çalıştım.
Geriye, insanın henüz ölümsüz
olduğunu, acının henüz gelmediği,
ölümle arasında daha aşağı
yılların uzandığı topraklara. Naif
bir çabaydı, çünkü bu kuşağın bir
çocukluğu olmamıştı.
İnsanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu?
Sevgili Sokrates,
işte yalnız o an için insan hayatı yaşanmaya değer.
(Platon)
Platon, hocası Sokrat’a böyle sesleniyor. Peki o güzellik nedir?
Bir güzelin mahcemali mi
Zenginlik mi? İlahi aşk mı?
Hayatın anlamını bulmak ya da bulduğunu sanmak mı?
Sadece onu dinlemek istiyorum. Anlatsın. Çok tutmuş içinde, belli. Bu duyguyu çok yakından biliyorum. Boğazı düğümlenmek derler ya hani… insan anlatamadıkça bir düğüm atılır boğazına. Ve o düğümler birikir, artık çözülemez hale gelir… Bunu ben çok iyi biliyorum.