Ne yazıkki ilişkiler doğaları gereği kontrol yitirmekle ilgilidir.İlişkide diğer taraf bizi sevme ya da sevmeme, yanımızda olma ya da yarı yolda bırakma, iyi ya da kötü davranma özgürlüğüne sahiptir. Sonuç olarak nasıl davrandığını bizim değil, onun kararıdır ve yapabileceğimiz tek şey buna tepki vermektir. Açıklama uzağına odaklanmak, sahip olduğumuzdan daha fazla kontrolümüz olduğunu yanılsamasını yaratır.
1000Kitap
Bize istikrarlı, öngörülebilir bir sevgi sağlamayan ebeveynlerle Büyüdüğümüzde, çok küçük bir yaşta hayatım önceden kestirilemez olduğunu öğreniriz. Bu belirsizliğie verilen tepkilerden biri, kendi kontrolümüzü arttırmaya çalışmaktır. Ne kadar fazla kontrol sahibi olursak, o kadar çok şeyden emin oluruz ve bizi hayal kırıklığına uğratan ya da yarı yolda bırakan öngörülemez bir ebeveyn, arkadaş ya da sevgilinin bizi üzme ihtimali daha düşük olur.
1000Kitap
Reklam
Empati Tuzağı
Birçok durum için empati aklıma gelebilecek en muhteşem özelliktir. Hüznü tahammül edilebilir kılan merhemdir, mutluluğunu arttıran armağandır. İdeal olarak empati yakın bir ilişkide iki kişi arasında akan, daha az yalnız hissetmemizi sağlayan, sevildiğimizi ve anlaşıldığımızı telkin eden bir akıştır. Ama ne yazık ki bazı durumlarda, özellikle de gaslighting içeren bir ilişkide empati bir tuzağa dönüşebilir. Empati kurma beceriniz ve empati görme ihtiyacınız sizi gaslight etkisine karşı savunmasız hale getirebilir.
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Psikoloji
İlişkisini bir dayanak ya da daimî bir sevgi kaynağı olarak görmek yerine,sanki zorluğu büyük ilgi uyandıran zorlayıcı bir matematik problemi gibi görüyordu.
Gaslighting tangosunda sen de bu dansa ayak uyduran diğer kişisin
Hep aynı tartışmalar, hep aynı kırgınlıklar, hep aynı kötü hisler, hep aynı kısır döngü. Yani hep aynı SEN!!! Sen değişmeye kararlı ve istikrarlı olmadığın sürece hep aynı sahnede aynı dans ritimleriyle ama daha yorgun, daha kırgın ve daha isteksizce dönüp duracaksın. Sen değişmedikçe ve sen bu gaslightingin mağdurunu oynadığın sürece sana hiç kimsenin yapabileceği bir şey yok. O kafandaki fantezi dünyasından çık ve gerçeklik algını yitirme, ‘An’a dön, andaki hislerine dön, kulak ver kendine. Biliyorum çok zor, çok sancılı, bazen pes edip yeniden dansa kalkmak daha kolay ama bazen de olmadı mı olmuyor, kabullen!”
Şu an mutsuzum ve bildiğim tek şey de bu!
“Ne yazık ki tüm bu üzücü hisleri yaşamanız gerekebilir ama bunları geleceğe taşımanız gerekmez. Gelecek her zamanki gibi gizemlidir ve olasılıklarla doludur. Anda kalın, adım adım ilerleyin ve bırakın gelecek kendi başının çaresine baksın.”
Sayfa 269 - Diyojen·Kitabı okudu
Reklam
Reklam