Gaslight Etkisi, okurken sık sık kendi hayatıma dönüp bakmama neden olan kitaplardan biri oldu. Çünkü kitap sadece psikolojik manipülasyonu anlatmıyor; insanın kendi algısından ve yaşadıklarından şüphe eder hâle nasıl getirilebildiğini gösteriyor.
Kitabı okurken fark ettiğim şeylerden biri, manipülasyonun her zaman kötü niyetle yapılmadığı oldu. Hayatımda sevdiğim ve değer verdiğim insanların da zaman zaman beni manipüle ettiğini gördüm. Üstelik çoğunu bilinçli yaptıklarını düşünmüyorum. Daha da önemlisi, istemeden benim de bazı insanları manipüle etmiş olabileceğimi fark ettim.
Bu yüzden kitap benim için sadece başkalarını tanımaya değil, kendimi sorgulamaya da yardımcı oldu. Daha önce fark etmediğim bazı davranışları görmemi sağladı. Hiç beklemediğim insanların beni manipüle ettiği noktaları fark ettim. Vazgeçebileceğim insanlardan vazgeçtim, vazgeçemeyeceklerimin ise beni eskisi kadar yönlendirmesine izin vermemeye başladım.
Yazım dili oldukça akıcı ve anlaşılır. Psikolojiye ilgi duyan herkesin okuyabileceği bir kitap. Benim için en değerli yanı ise yalnızca manipülasyonu anlatması değil, insanın kendi gerçekliğine güvenmesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatması oldu.
1- )“Bir Kimlik Vakası”, Holmes’un karşılaştığı en acımasızca basit ama en duygusal vakalardan biridir.
Olay şöyle başlar:
- Genç bir kadın olan Mary Sutherland, nişanlısı Hosmer Angel’ın aniden ortadan kaybolduğunu söyler
- Adam, düğün günü gelmemiştir
- Mary yıkılmıştır
- Holmes, adamın kimliğini araştırmaya başlar
- Ve gerçek, beklenenden çok daha karanlık çıkar
Bu öykü, “kimlik” kavramının hem fiziksel hem psikolojik yönlerini işler.
2.-)Holmes’un Yöntemi: Mantık + Sosyal Gözlem
Holmes bu vakada:
- mektupların yazı tipini
- daktilo izlerini
- adamın davranışlarını
- Mary’nin aile yapısını
- üvey babanın tutumunu
analiz ederek gerçeğe ulaşır.
Holmes’un en önemli sezgisi şudur:
“Bir adam, kimliğini saklamak için sesini değil, niyetini değiştirir.”
Bu öykü, Holmes’un sosyal psikolojiye ne kadar hâkim olduğunu gösterir.
3-) Suçun Gerçek Yüzü: Manipülasyon ve Gaslight
Öykünün merkezinde şiddetsiz ama son derece acımasız bir suç vardır:
- Mary’nin üvey babası, onun mirasına göz dikmiştir
- Mary evlenirse para kaybedecektir
- Bu yüzden üvey baba, sahte bir kimlik yaratır
- “Hosmer Angel” adıyla Mary’yi kendine bağlar
- Sonra düğün günü ortadan kaybolur
- Mary, hayatı boyunca onu beklemeye mahkûm olur
Bu, Holmes külliyatındaki en psikolojik manipülasyon içeren vakalardan biridir.
Ülkemizde yirmi yıldır neler yaşandı, yaşadım , yaşadık notlarının olduğu kimi zaman taraflı yorumu kimi zaman objektif yorumlarla ama verilen bilgilerin doğruluğu ve kronolojisinden şüphe duymadığım yaşanılanların özeti olan ve kesinlikle arşivimde bulunması gereken bir kitaptı. İnsan olarak bazen yaşatılanların merkezini göremiyoruz veya algılara maruz bırakılıyoruz bir süre sonra toplamını düşünürken unuttuğumuz pas geçtiğimiz tabanımızın nasıl kaydığının farkındalığı olarak çocuklarımıza da sebep sonuç açıklamalarında bize destek olabilecek bir kitap taraf ve tarafsız her kesin okuması gereken bir kitap. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Bir Yılmaz Özdil klasiği. Akıcı, bazen karmaşık anlatımıyla tarihe farları yakmış... Siyasi yakın tarih meraklılarına keyifli bir öğün; ileride bugünleri anlamaya yardımcı olacaktır kanımca.
Son 20 yıla dair güzel bir özet. Hiçbir şeye dair derinlemesine bir bilgi edinememekle birlikte her şeyin tekrardan hatırda canlanmasına sebebiyet veren faydalı bir inceleme kitabı diyebiliriz. Okurken “bunu da yaşadık dimi” düşüncesiyle bütünleştim adeta. Son 100 sayfaya doğru da fazla geldiğinden olacak, okuma hızım hayli düştü. Ama her türlü şans verilesi, değerli bir derlemedir.
Öncelikle okudum, bitirdim ancak sonunda hâlâ içerisinde yer alan mektuplar gerçekten Piraye'ye mi ait yoksa kurgu olarak mı oluşturulmuş anlayabilmiş değilim. Kitabın hiçbir yerinde de bununla ilgili bilgi verilmemiş ve okuyan diğer kişiler de anlamamış olacak ki kimi yorumlarda kurgu diyen de olmuş, Piraye'ye ait diyen de. :D Kitapla ilgili başta birinci falso bu bence.
Geldim ikinci noktaya, Nazım Hikmet çok büyük bir edebiyatçı, önemli ve başarılı bir şair olabilir ancak kitapta olduğu gibi özel hayatında onu romantize edip, geniş yürekliliğini övemeyeceğim çünkü hayatına giren tüm kadınları aldatıp, yarı yolda bırakmak ve her çiçekten bal almak geniş yüreklilik değil karaktersizliktir. Özellikle de hayatına aldığı kadınların birçoğunun evli olduğunu düşünürsek bence iki taraf için de ahlaka sığar yönünü göremiyorum. O yüzden bence edebi kişiliği ile karakterini ayrı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Aslında özel hayatı bizi ilgilendirmez de ancak kitapta bu kadar aşka aşık bir adamdı görüşüyle anlatılması, beni rahatsız etti. Aşka aşık olmak gönlün kuş misali uçup farklı dallara konması demek değildir, bence aşk bu da değildir. Piraye'nin acı çeken bir kadın olarak tasvir edilmesi de doğru gelmedi bana. Evet, aşık olduğu adam tarafından aldatılması, yarı yolda bırakılması oldukça üzücü ancak unutulmaması gerekir ki kendisi de aynısını oğlunun babasına, kocasına yapmıştı. O yüzden bende yüksek duygular uyandırmadı okuduklarım.
Keşke aşk daha onurlu yaşansa ve sadakat bulunması zor bir nimet olmasa da bizlerden bu okuduklarını aşk zannedenler kalmasa...