GBade

GBade
“Onun varolmadığı yer ve zamanlarda bulunmaktan nefret ederim. Yine de ben hep giderim ve o, peşimden gelemez.”
"...Bir şeyi o kadar sevmedin mi hiç?" "Evet," dedi sessizce. "Evet,sevdim."
Sayfa 115
Reklam
8/10
·679 syf.·
2020 5. kitabı
Göçebe'nin oldukça fazla kişi tarafından okunmasını ve çok satan listesinde olmasını Alacakaranlık serisinin başarısına bağlamıştım bunca zaman. O yüzden de okumak için acele etmeyip bu zamana bıraktım. Ama Alacakaranlıktan daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Bir kere o kadar yoğun duygularla yazılmış ki artık ben bile meşhur Jared ve Jamie ye karşı bir şeyler hissetmeye başlayacaktım. Yani betimlenen o sevgiyi,özlemi,nefreti kısacası her şeyi hissettim. İkinci olarak kurgusu oldukça güzeldi. Daha önce klasik vampir,kurt adam,peri,melek hatta hayalet ne varsa hepsini okumuştum ama ilk kez bir bedene ihtiyacı olan ve herhangi bir canlının bedeninde yaşayabilen "ruh" diye bir şeyle tanıştım ve oldukça da sevdim. Gerçi ruhların insanlığa yaptığını şeyi sevip sevmediğime bir türlü karar veremedim. Ben bilim kurgu,distopya türünde bir eser beklerken işin içine romantizm ve dram da girdi. Özellikle son sayfalar oldukça duygusaldı. Çok aksiyon yüklü bir kitap değildi açıkcası ama ben bu kitabı okurken bütün işi gücü bıraktım. Elim sürekli bu kitaba gidiyor,merakla sayfalarını çeviriyordum. İnanılmaz bir heyecan ve gerilimle bitirdim kitabı. Anlatım ve kurgu inanılmaz derecede akıcı ve okuması keyifliydi. Her ne kadar sonunu daha farklı şekilde düşlesem de bu son da yakışmıştı. Zaten Ian başta olmak üzere bir kaç kişinin mutlu mesut olması dışında bir beklentim yoktu. Daha ne söyleyebilirim bilmiyorum ,oldukça güzeldi. Şöyle farklı,özgün bir kurgu ve 3-4 farklı türü aynı anda bulunduran bir kitap istiyorsanız sizin için biçilmiş bir kaftan olacaktır.
GöçebeStephenie Meyer · 20125,7bin okunma
Gözlerinde ihanete uğrayan insanlara özgü bir şaşkınlık ve acı vardı. Bu bakışları sadece birkaç insanda görmüştüm. Sezar'ın Brutus'e ,İsa'nın Yehuda'ya bakışlarına benzettim.
Sayfa 288
Kendime bir yer edinemeyeceğimi biliyordum ama hiç olmazsa,varlığımın mümkün olduğu kadar hafif bir yük olması için uğraşıyordum.
Sayfa 267
İlk lisanımda,bizim asıl gezegenimizde,yaratıldığımız o yerde,konuşulan dilde "ihanet" ve "hain" kelimeleri yoktu. Hatta "sadakat" kelimesi bile yoktu çünkü karşıtı var olmadıkça bir kelimenin anlamı olamazdı.
Sayfa 100