Olay,Clary'nin bir gece klübünde yaşanan bir cinayete tanık olmasıyla başlıyor. Katilleri kendisinden başka kimse göremediğinde ve cesette ortadan kaybolduğunda ters giden bir şeyler olduğu anlaşılıyor. Daha sonra Clary kendisinin sıradan bir insan olmadığını ve gördüğü kişilerinde aslında katil olmadıklarını öğreniyor. Benim düşüncelerime gelirsek ;Clary ve Jace in birbirlerini daha iki sefer görmelerine rağmen hemen birbirlerini 40 yıldır tanıyormuş gibi davranmaları oldukça tuhaftı açıkcası. Yaşanan olaylardan sonra Clary'nin daha çekingen ve daha temkinli olmasını bekliyordum. Ayrıca kitaptaki yaş olayı bana çok saçma geldi. Hepsi 15-18 yaş aralığındalar ama davranışları,düşünceleri ve konuşma şekilleri daha olgundu. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen kalemini çok sevdim. Sıkıcı,abartılı veya uzun betimlemeler,anlatımlar yoktu. Kafanızı karıştırmadan geçmişte yaşananları çok güzel ve net bir şekilde açıklıyor. Kitaptaki bazı diyaloglar bana çok boş ve saçma geldi. Sanki yazılmış olmak sayfa doldurmak için yazılmışlardı ve klasik "kız güzeldir ama güzel olduğunu bilmez ta ki esas oğlan bunu itiraf edene kadar" kısmı gözlerimi devirmeme neden oldu çünkü alıştık artık bu sahnelere. Ama kitap sonu öyle bir bombayla bitti ki (spoiler olduğu için yazmak istemiyorum) hem sinirlerim bozuldu hem de kafam karıştı. "Olamaz böyle bir şey!" diye tekrarladım sürekli ve kitap bittikten sonra bile etkisi sürdü Yazarın Gölge Avcıları dünyasını çok güzel kurgulayışı ve detaylıca anlatması kitapta en çok beğendiğim kısım oldu. Aklınızda soru işaretleri oluşturmuyor ve kafa karıştırmıyor ayrıca bana biraz Buffy The Vampire Slayer'ı hatırlattığı için biraz daha sevdim. Kitabın başındaki harita güzel bir ayrıntı olmuş. Kitap boyunca geçen mekanların resmini ve yerlerini