GBade

GBade
“Onun varolmadığı yer ve zamanlarda bulunmaktan nefret ederim. Yine de ben hep giderim ve o, peşimden gelemez.”
164 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
7/10
·490 syf.·
2017 5. kitabı
Duman ve Kemiğin Kızı serisinin ilk kitabını bitirir bitirmez ikincisine geçmiştim. İlk kitabın sonu beni o derece meraklandırmıştı ve şunu söylemeliyim ki aynı şey ikinci kitabın sonunda da oldu. İkinci kitap tamamen romantizimden uzaktı öyle ki baş karakterlerin yan yana olduğu kısımlar bir elin parmağını geçmezdi. Şimdi spoi vermeden nasıl anlatılır bu kitap diye düşünüyorum çünkü ilk kitabı okumadıysanız söyleyeceğim her şey spoiler a girer İkinci kitapta Karou resmen melekler ve kimeralar arasındaki savaşa giriyor. Hemde Thiagoyla birlikte! Hepimiz ilk kitapta her ne kadar ondan nefret etsekte ben bir itirafta bulunmak istiyorum;Bir ara ikisini shiplemedim değil Kitap oldukça durgundu,ara ara olaylar da oldu tabi ki ama küçük olaylardı bunlar. Bol bol diplomatik konular üzerinde durdu ve biraz sıkıcıydı açıkcası. Yeni karakterler geldi ve ben Ziri'yi çok sevdim. Her ne kadar yetişkin bir Kimera olsada gözümde hep küçük,aşık bir çocuk olarak canlandı. Ve tabii Karou savaşa girerde en yakın arkadaşı Zuzana durur mu hiç?! Mik'i kaptığı gibi büyülü dünyaya adım attılar. Ben Akive ve Karou dan ziyade Mik ve Zuzana ikilisini daha çok sevdim. Akiva ve Karou bu kitapta olmayacak nedenlerden dolayı içleri içlerini yiye yiye birbirlerinden uzak durdular ki bence çok anlamsızdı. Akiva ve kardeşlerinin Kimeralar için yaptığı fedakarlıklar çok güzeldi. Kitabın son 50 sayfası falan çok iyi ve heyecanlıydı. Resmen hiç tahmin edemediğim olaylar oldu sonu da aynı şekilde bitti.
Kan ve Yıldız Işığı GünleriLaini Taylor · Artemis Yayınları · 20201,189 okunma
Reklam
6/10
·360 syf.·
2017 4. kitabı
Trende Kız benim çok uzun bir süredir okumak istediğim bir kitaptı çünkü reklamı fazlasıyla yapıldı ve arka kapağında övgü dolu sözler vardı. Ama nedense araya başka başka kitaplar girdi ve en son kitap alışverişinde artık alayım okuyayım dedim. İlk önce konusundan bahsetmek istiyorum. Rachel,her gün aynı trenle sözde(!) işine gidip geliyor. Tren yolculuğu sırasında ise boşandığı eşiyle, eskiden yaşadığı mahalledeki evleri izliyor. Bu evlerde ise yaşamına özendiği bir çift var ve sürekli onların yaşamını,ne iş yaptıklarını ve adlarının ne olduğunu düşünüyor. Bir gün o evde yaşayan kadın kayboluyor ve Rachel o kaybolmadan önceki gün, sabah trende onu görüyor ve gördüğü şeyin onun kaybolmasında rolü olduğunu düşünüyor,böylece olaya ve özendiğin çiftin hayatına dahil olmuş oluyor. Benim kitaptan beklentim oldukça yüksekti. Herhalde oturur bir solukta okurum bende bir etki bırakır sanıyordum ama öyle olmadı. Belkide bu kadar övgüden sonra beklentiyi tavan yaptığım için böyle oldu. Kitabın dili oldukça basit ve akıcıydı. Her ne kadar kitabın ilk 100 sayfası falan Rachel'ın kendiyle mücadelesini ve sorunlarını anlatsada akıcı bir şekilde ilerledi. Yani kitap hemen olaya girmiyor açıkcası ve bu kısım biraz sıktı diyebilirim,yazarın boşu boşuna uzattığını düşünüyorum. Kitap gerilim ve aksiyon dolu diyemeyeceğim. Evet,gerildiğim heyecanlandığım yerlerde oldu ama bütüne baktığında gerilim arka plandaydı bana göre. Bir çok kitaptaki gibi bu kitapta da öne hemen bir şüpheli sürüldü ve tabi ki katil o çıkmadı. Aslında ben katili hemen tahmin edemedim ama son 50 sayfada kafamdaki şüpheliler listesine girdi. Zaten bütün olaylar ve sır perdesinin kalkması son sayfalarda oldu. Kitap 3 farklı kadının ağzından anlatılıyor. Rachel,kaybolan kadın(Megan) ve Rachel'ın kocasının yeni eşi
Trendeki KızPaula Hawkins · İthaki Yayınları · 202013,6bin okunma
7/10
·652 syf.·
2017 3. kitabı
Sonunda bitirebildim bu kitabı.Bir ara güzelim kitaptan sıkıldım.Tamam fantastik seri,yazarın hayal gücü sınırsız falan ama bir yerden sonra anlayamadım neler oluyor,bu yaratıklar ne veya bu peygamber-melek tanımı ne??? Onun dışında bir sorun yoktu aslında olmasını istediğim şeyler gerçekleşti. Şimdi büyük bir özenle okumayanlar için spoilersız anlatmaya çalışacağım.2.kitaptan sonra daha iyi anlamıştık ki Kimeraların kaderi Karou'nun elindeydi. Her ne kadar ikinci kitapta oldukça zorlukla karşılaşsada,Akivayla aralarına uçurum gibi soğukluk girse de ve dost sandığı düşman çıksada son kitapta her şey düzeldi. Akivayla en büyük hayallerini sonunda gerçekleştirdiler. Ben garip bir şekilde Thiago'yu seviyordum her ne kadar ilk kitapta Madrigal'i cezanlandırsada.. O,bir meleğe aşık olmaya cesaret eden tek Kimeraydı. Sonunda kavuştular tabii ama yinede zorla oldu bir ara artık yeter dedim pembe diziye döndü bu ikisinin aşkı. Zuzana ve Mik yine çok çoook tatlıydı. Bence onların ağzından anlatılan bir ara kitap falan olmalı. Bir çift anca bu kadar uyumlu ve komik olabilir,ayrıca Karou'ya çok destek oldular. Gerçek dost olduklarını gösterdiler. Akiva'nın asi kız kardeşi Liraz'ın bile yola geldiği,yumuşadığı bir kitaptı. Okuyanlar Liraz'ın bir erkekten bile daha sert olduğunu bilir. Ziri ve Liraz için muhteşem bir sondu bence. Fantastik öğeye gelirsek bazı kısımlarda oldukça ağırdı bir ara olayları kavrayamadım ya da dalgın bir şekilde okudum artık bilmiyorum Brimstone'un iki kitaptır eksikliğini hissediyordum belki bu kitapta bir mucize olur sandım ama olmadı ne yazık ki. Son sayfaları oldukça heyecanlı bir kitaptı. Her bir sayfayı acaba şimdi ne olacak diye çevirdim. Neden hala film olmadığını anlamıyorum. Oldukça bol malzemeli bir seri. Fantastik sevenler kesinlikle
Tanrı ve Canavarların DüşleriLaini Taylor · Artemis Yayınları · 2016921 okunma