İbnül Mübarek' in genellikle yalnızlığı tercih ettiği, böyle yaşamaktan sıkılıp sıkılmadıgı sorulduğunda hadislerle sürekli ilgilenmesinden söz ederek,
Nebi sav ve ashabıyla birlikte olduğum halde ben nasıl usanır ve yalnızlık çekerim?
diye cevap verdiği kaydedilir
Dini hayatımızda sahabe kıvamını bir hedef olarak önümüze koymak ve ona ulaşmayı özlemekle, gönül ve amel dünyamıza tatlı bir heyecan kazandırmak istedik
Yahudiler dinlerini merasimleştirdiler, peygamberlerini küçük düşürdüler, devre dışı bıraktılar, hakaret ettiler, hatta bazısını öldürdüler. Hıristiyanlar ise peygamberlerini ilâhlaştırdılar. “Din vicdan işidir.“ diye onu vicdanlara hapsettiler ve dini dünyevîleştirdiler. Halbuki inancın/dinin, kişinin iç dünyasına ait birşey olduğunu söyleyip onu vicdanla sınırlı bir alan içine hapsetmek ve kişiyi, dînî yaşamından engellemek yanlış ve geçersizdir. Çünkü vicdanda olan herşey her yerde var demektir. Bu yönden bunu hegemonik/baskıcı usul ve üslupla bastırmak insan onurunu zedeleyen bir tavır olmuştur.