Başka yolu yok ki. Hep düşünüyorsun, daha fazla düşünüyorsun, hesap yapıyorsun, tahmin ediyorsun, diğer insanlara danışıp fikir alıyorsun… Bu geceleri uykunu kaçırıp gündüz vakti de gergin birine dönüşmene neden oluyor. Manzaraları seyrediyormuş gibi yaparken aslında tahmin ediyorsun, tahmin ediyorsun, sürekli tahmin ediyorsun. Sonra da endişeden perişan hale düşüyorsun.
Çok tuhaf bir duyguydu bu; insan, neden bilmem, gözyaşları konusunda pek bir şey düşünemez. Bu yaslar belki de içimizdeki çok derin bir yerden gelir. Varlığını bilmediğimiz, kimsenin bilmediği bir yer. Böyle bir yer gerçekten var mıdır? Bence, var. Yaş buradan gelir.
Her insanın yaşamında belli bir an, kimi zaman sebepli kimi zaman da sebepsizce, varlığının o küçük kader anlarından birine geri dönebilseydi ve o an denge biraz farklı sağlansaydı, gelecek nasıl şekillenirdi diye sorması kaçınılmazdır.