Uzay biçimdeş bir şeydir ve tüm tikel özellikler açısından öylesine belirsizdir ki, hiç kuşkusuz hiçkimse onda bir doğa yasaları hazinesi aramayacaktır. Öte yandan, uzayı daire şekline, bir koni ve küre betisine belirleyen onların çiziminin birliği için zemini kapsadığı düzeye dek anlaktır (anlama yetisi, zeka). Uzay adı verilen salt evrensel sezgi biçimi öyleyse hiç kuşkusuz tikel nesneler üzerine belirlenebilir tüm sezgilerin dayanağıdır, ve hiç kuşkusuz o sezgilerin olanağı ve türlülüğü için koşul bu uzayda yatar. Ama nesnelerin birliği gene de yalnızca anlak tarafından, ve dahası onun kendi doğasında yatan koşullara göre belirlenir. Böylece ‘anlak’ doğanın evrensel düzeninin kökenidir, çünkü tüm görüngüleri (fenomen) kendi yasaları altında kapsar ve ilkin bu yolla deneyimi ‘a priori’ ortaya çıkarır ve bu nedenle yalnızca deneyim yoluyla bilinecek olan her şey (a posteriori) zorunlu olarak onun yasalarına alt güdümlü olur.