John Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar kitabını geçen yıl hocamız, sınav için okuyup gelmemizi söylemişti. Kitap; birlik ve beraberliği, kardeşlik ve farklılıkları, hayalleri ve yalnızlığı o kadar güzel anlatıyor ki okurken insanın bazen özenesi geliyor.
Kitabın ismi, 18. yüzyıl İskoç şairi Robert Burns'ün "To a Mouse" (Bir Fareye) adlı şiirinden geliyormuş. Şiirde, bir çiftçi yanlışlıkla bir farenin yuvasını bozduktan sonra ona hitap eder ve şu meşhur dizeyi söyler: "En iyi planları farelerin ve insanların sıkça ters gider."
Bu ifade, Steinbeck'in kitabının ana temalarından birini yansıtıyor: İnsanların en güzel hayalleri ve planları, beklenmedik olaylar ya da dış güçler nedeniyle bozulabilir.
Steinbeck, kitabında iki yakın arkadaş olan George ve Lennie'nin hikayesini anlatıyor. George zeki ve sorumluluk sahibi, Lennie ise güçlü ama zihinsel olarak biraz çocuk gibi. İkisi de bir gün kendi çiftliklerini kurup özgür bir hayat yaşamayı hayal ediyorlar. Ancak hayat, onların önüne sürekli engeller çıkarıyor. Bir çiftlik sahibi olma hayalleri de tam olarak bu şekilde suya düşüyor. Kitabın ismi, bu hayallerin kırılganlığını ve yaşamın öngörülemezliğini simgeler. Ayrıca, fareler gibi savunmasız varlıkların insanlarla ortak bir kaderi paylaştığını vurgular.
George ve Lennie'nin dostluğu, insanların birbirine destek olmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ama aynı zamanda, hayallerin her zaman gerçekleşmediğini ve hayatın ne kadar zor olabileceğini de anlatıyor. Sonunda yaşanan trajik olaylar, hikayeye üzücü bir son ekliyor. İster istemez kendimizi onların yerine koyup üzülebiliyoruz.
Genel olarak, Fareler ve İnsanlar hem akıcı hem de etkileyici bir kitap. İnsan ilişkileri ve hayaller üzerine önemli mesajlar veriyor.