gecelerincisi

gecelerincisi
@gecelerincisi
"Ege," dedim camı açarken, "elini camdan dışarı uzatsana." "Neden?" "Ben de uzatacağım. Aynı yağmur elimizi ıslatacak. Sanki..." "Ellerimiz birbirine değiyor gibi." Cümlemi tamamlanınca gülümseyerek elimi camdan uzattım. "Uzatıyor musun?" diye sordum. "Evet. Tuttum elini..." "Ben de..." Sessizlik. Öylece ikimiz de camdan dışarı elimizi uzatmış yağmurun altında ıslanmasını izliyoruz. O konuşmuyor, ben konuşmuyorum. Telefonlarımızdan duyduğumuz tek ses yağmur sesi.
Reklam
"Burası bizim merdivenlerimiz. Bu basamak bizim basamağımız" Sonra evin kapısının itti, "Bu kapı bizim kapımız. Bu ev bizim evimiz." Ben kıkırdarken odasının kapısını açtı, "Bu oda da odamız. Yatağımız. Penceremiz. Işıklarımız. Mantar panomuz. Bu eskimiş halı bizim halımız. Koltuk bizim koltuğumuz. Yastıklar bizim yastıklarımız. Mutfaktaki kupalar, bizim kupalarımız. Tüller, perdeler bizim."
"Çatıya tekrar çıkacak mıyız?" Ege merdivenlerin başında durdu, elimi tutarak bana baktı ela gözleriyle, sırılsıklam saçlarıyla. "Burası bizim çatımız İzmir. İstediğimiz zaman çıkarız." Yüzüne birkaç saniye baktım, yüzüne baktığımda koskocaman bir galaksi görüyordum sanki, hiçbir şey diyemedim. Hafifçe gülümsedim.
"Ben bu notu yazarken şu an tarih 12 Kasım. Saat 02:35. Bana az önce dedin ki 'Dışarıda yağmur yağıyor ama karanlıktan korktuğum için bahçeye çıkamıyorum Ege...' Sana karanlıkta kalmayacağına dair söz vermiştim. Seni aydınlatmak benim görevim... Artık her yağmur yağdığında dışarı çıkabileceksin. İyi ki doğdun İzmir. Ege İzmir'siz bir hiçti, beni hiç olmaktan kurtardın..."

gecelerincisi

, bir kitap okudu
6/10
·432 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2019 26. kitabı
Koray Yersüren
7.8/10 · 934 okunma
Reklam