Geçmişim... Ne kadar çabuk geçtim sevdiklerimden ne kadar kolay geçmişin bir parçası oluyorum ...
Ellerinden tanımammı sandın sadece bir parmağından bile tanırım… ne anlamak istiyorsan onu anla ((REHBER)) Gidipte tanımadığım birine içimi açacak kadar çocuk değilim herşeyin farkında olupta yazdım o yazıları(drkdrms) Amaan neyse benim için biri böyle yazılar yazsa ben geri dönermiydim bilmiyorum Bir daha denemekten korkardım tabi İnsanın en çok zoruna giden şey ise bu kadar fazla konuştuğunu bilip yanında susmak , konuşamamak :(:( Sevgi güzel gelirki kim olsa onu böyle seven birini merak eder yaptığın gibi sadece seven biri işte Seni seven ama sevmediğin kişiye yapacağın en büyük iyilik çekip gitmen olur ,merak falan etme ,git koşarak git bir şekilde git işte Kimi ne kadar çok seversen o kadar değersizleşirsin bunu kabullenmek zor maalesef Gerçekten hayatın en büyük ironisi bu... Karşına seni her şeyden çok seven, değer veren birini çıkarıyor ama kalbin çoktan başka bir enkazın altında nöbet tutuyor oluyor. Onun yanındayken mutlu olacağını çok iyi biliyorsun ama içindeki o 'eskide kalmışlık' yüzünden kime baksan o geçmişin gölgesini görüyorsun. Sırf bu yüzden, karşındakine kırık dökük ve başkasına ait hislerle dolu bir kalple gitmemek için kendi içinde savaşıyorsun.(burda kendimden bahsetmedim çözemediğim sen bu cümleleri andırttırıyorsun) Eda böylemi olacak yani okey gittin tamam böylemi devam edicek sen hergün gelip birşey yazmışmıyım sana yakınmışmıyım diye bakıcaksın sen baktıkça ben yazıcam nereye kadarya bu, beni ben olmaktan çıkarttın ben bu kişi değilimya benimle oyunmu oynuyorsun ne yapmaya çalışıyorsun sen ,yeter cidden çocukmu sandın beni Herşeyin farkındayım Neden bırakamıyorsun bırakya zaten o kadar üzdün tam git vallaha bakma ,umut vermek istemiyorum falan diyordun ,onlarıda unuttum git artık bakma arkana merak falan etme neden merak
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Askerliğin Son Haftası
Askerliğimin son haftası, belki de şu an ortaokul çocuklarının yaşadığına benziyordu: Rahat ve özgür. Bu süreçte kıyafetlerini teslim edersin, muayene olursun, insanlarla vedalaşırsın... Kıyafetlerimi çıkarıp, torbaya koyduğumda onların yerdeki haline bakıp iç çekmiştim. İşte aylarca giymeyi arzuladığın sivil ve hafif kıyafetlerlesin, mutlu olmalısın, ama olamıyorsun çünkü onlarla bir geçmişin var. Hemen atıp kurtulamıyorsun, bunu fiziksel olarak yapsan da zihninde başaramıyorsun. Ertesinde sivil kıyafetlerimle dolaşıyorum: Hafif ve rahatlar. Sağıma soluma bakıyorum insanlar işlerini yapıyorlar bense oradan çoktan ayrılmışım ama bedenim ise henüz orada kalmak zorunda. Bana selam verenlere ben de veriyorum, sohbet ediyoruz ama tadı yavan. Uyku düzenimi bozuyorum çünkü burada artık düzenli bir uykuya gerek duymayacak kadar az kalacağım. Askerde öğrendiğim '' sistemsel eleştirileri bırak, günü kurtar'' prensibi yerini gelecek planlarına bırakıyordu. Bu gittikçe gözle görülen yoğunlukta gerçekleşiyordu: Günden güne... Zamanın yavaşlamasını istiyordum, mümkünse gitmemek... Ama hayır burası için fazla naifim, ya dışarısı için? Orası için de hırçın olduğumu düşünüyorum. Belki de benim yerim araftır, bilinmez...
1K
Maziye bakarken
Anladım hayatmış mazinin adı Yıllara karışan her şey ses verir Hasretle doludur geçmişin yadı Mazinin elemi bile tatlıdır. Nazım Hikmet Ran
Alıntı
Kırdaki otu, gökteki kuşu izle" der Kierkegaard. Ne denli sabırlı, ne müthiş bir bekleyen, ne bilgece sakin, sessiz olduğunu göreceksin. Yaşam bilgeliğinin izleri buradadır: Yarının kaygısıyla geçmişin vesvesinden arınmış, bugünün olanağını özgürce sürebilmek, mucizevi olandır.
Felsefe
Dedemin Bakkalı Bazı kitaplar insanı farklı dünyalara götürür, bazıları ise geçmişine. Dedemin Bakkalı, çocukluğun sıcaklığını, mahalle kültürünü ve artık yavaş yavaş kaybettiğimiz insani ilişkileri samimi bir dille anlatıyor. Sayfalar arasında ilerlerken yalnızca bir bakkal dükkânını değil, eski zamanların dostluğunu, komşuluğunu ve içtenliğini de görüyoruz. Kitabı okurken kendi çocukluğumdan, mahallemden ve unutmaya başladığım birçok anıdan izler buldum. Günümüzün hızlı ve kalabalık dünyasında, geçmişin sade güzelliklerini hatırlatan, insana huzur veren bir eser. Bazen en değerli hikâyeler, tam da yanı başımızdaki sıradan insanların hayatlarında saklıdır.