8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Merhaba kitap dostları bugün çok severek okudum ve okurken oldukça etkilendiğim bir kitabın yorumuyla sizlerleyim Görkemli bir evin gölgesinde büyüdüğün çocukluğun seni nereye götürebilir Kitabımız, İkinci Dünya savaşı atmosferi ile harmanlanmış olup iki kardeşin görkemli bir evde gölgeler içinde geçen çocukluğunu, aile bağlarını maddi ve manevi mirasla yaşadığı mücadeleyi anlatıyor. Danny ve Maeve kayıplarıyla yüzleşirken beraberinde insanlığın en temel duygularından olan kıskançlık ve hırs konusunda da bir yüzleşme yaşıyorlar. Yaşadıkları bu yüzleşme sonrasında da affedilmenin ve affetmenin o zor ama rahatlatıcı hissini yaşıyorlar. Yazar, karakterlerin yaşanmışlıklarını ev metaforu ile işleyerek çok önemli konulara değiniyor. Ev, sadece maddi bir varlık değil bir başka jaraktermiş gibi düşünülerek gölgesi de geçmişte kalmışlığı işliyor. Satırlar arasında ailenin önemi, geçmişin etkileri, bir yere kök salmak ve affediciliğin ne kadar önemli bir o kadar da etkileyici olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda kırgınlıkların ve umudun iç içe geçerek çocukluktan yetişkinliğe gelen süreçte devam edilen yolculuğu da okutuyor bize. Miras olarak sadece maddiyatı değil aynı zamanda yükleri, ebeveynlerin kaderini ve geçmişin o konuşulmaya ama hep hissedilen ağır havasını alan Maeve ve Danny kardeşler bir arada yeniden bağ kuruyor ve güçlenerek devam ediyor. Ama ne zaman ki o geçmiş ve çocukluk yaraları ortaya çıkıyor işte orada biz her ikisinin duygularını hislerini okuyoruz. Yazar bir bütün halinde tüm duyguları ince işleyerek derinlik katmış. Aile sırları, bağışlanma ve diğer tüm önemli konular bir roman havasında olduğundan empati yaparak ilerlemenizi ve karakterlerin sorduğu soruları kendinize sormamız sağlıyor. Ben kitabı çok sevdim, aile, sırlar ve yaşanmışlıklar üstüne en
Hollanda EviAnn Patchett · The Kitap · 2024237 okunma
༼NE YAPTIĞINI BİLİYORUM༽
9/10
·344 syf.··
2026 180. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:38
•KONUSU: Tipik bir İngiliz kasabasında vahşi bir cinayet işlendiğinde, geçmişinden kaçan BBC spikeri Anna Andrews bu haberi sunmak zorunda kalır; davanın başındaki Dedektif Jack Harper ise Anna’nın bu olayla tekinsiz bir bağı olduğundan şüphelenmektedir. Olaylar hem Anna'nın hem de Jack'in bakış açısından, "Kocam bir yalancı" ve "Karım acımasızdır" itiraflarıyla şekillenirken, her iki anlatıcının da güvenilmezliği okuyucuyu sürekli ters köşeye yatırır. Kimin doğruyu söylediğini asla kestiremediğiniz bu tehlikeli kedi-fare oyununda, geçmişin karanlık günahları gün yüzüne çıktıkça herkes birer şüpheliye dönüşecektir. •YORUMUM: Yazardan okuduğum 2. kitabı. Yinede Güzel Çirkin kitabının yeri bende ayrı olucak. Tabi en başta gün gibi ortada olan 2 kişiden şüphelenmedim. Bunlara biri oyun oynuyor dedim. Bir yandan da, Anna’nın bahsettiği o geçmiş olayı merak ediyordum. Sonra olayı öğrenince... Bu kız neden böyle oldu, demeden de edemedim. Onun o hale gelmesi bir yandan da ailesinin suçu bence. Katili öğrendiğimde o kadar da şok yaşamadım. Yinede, yazar o karakterin bakış açısından öyle bir yazmış ki, etkilenmedim değil (⁠・⁠∀⁠・⁠) Tabi, asıl düşündüğümün aksine o kişinin böyle şeyler yapması... Cidden son sayfalara kadar gerçek ortaya çıkmıyor resmen... Sadece, 2 tahminimden biri tuttu diye 1 puan kırıyorum •́⁠ ⁠ ⁠‿⁠ ⁠,⁠•̀ Ve son... Sonu benim için iyiydi ve, “ Bir insan, sevdiği biri için böyle birşeyi cidden yapabilir mi,” dedim. “Bu kadar ileri gidebilir mi,” dedim. Kitap; akıcı, etkileyici, gizem-gerilim seven için birebir bir kitap(⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠) Diziside varmış, onada yakında bakarım ve onun atmosferi kitaba göre daha güzelmiş gibime geliyor.
1000Kitap
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·336 syf.··
2026 23. kitabı
@berfinsamaraz @eldrayayinlari #hediye Teşekkür ederim “İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişide hissettiği duyguyu özlüyor…” Beyaz Güvercin benim için yalnızca bir aşk hikâyesi değil; geçmişin yaralarıyla, korkularla ve yeniden sevilmeye cesaret etmekle ilgili duygusal bir yolculuktu. Kitap boyunca Roza’nın iç dünyasını okurken onun kararsızlıklarını, kırgınlıklarını ve aslında sadece huzurlu sevilme isteğini çok net hissedebiliyorsunuz. Azad ve Boran karakterleri birbirinden tamamen farklı iki sevme biçimini temsil ediyor gibiydi. Biri sevgisini sessizce taşıyan, diğeri ise hislerini korkmadan gösteren bir karakterdi. Bu yüzden kitap sadece “kimi seçecek?” merakıyla ilerlemiyor; aynı zamanda insanın geçmişiyle mi yoksa umutlarıyla mı yaşayacağını da sorgulatıyor. Berfin Samaraz’ın kaleminin en sevdiğim yanı duyguları sade ama yoğun bir şekilde aktarabilmesi oldu. Özellikle iç monologlarda karakterlerin yaşadığı kırılmaları okumak oldukça etkileyiciydi. Yer yer klasik romantik kurgu havası hissettirse de kitabın duygusal atmosferi bunu taşıyabiliyor. Bazı olayların daha derin işlenmesini isterdim ama akıcılığı sayesinde kitap kendini okutmayı başarıyor. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey; bazen insanın en büyük savaşının başkalarıyla değil, kendi kalbiyle olduğu oldu… Artıları: * Duygular çok net ve yoğun aktarılıyor * Akıcı, kolay okunan bir dil * İçsel monologlar güçlü (özellikle kırılma anları) Eksileri (dürüst olayım): * Konu yer yer tanıdık/klasik gelebilir * Karakter derinliği bazı okurlara biraz yüzeysel hissettirebilir * Daha çok “duygu odaklı”, olay örgüsü ikinci planda Kimler sever?
Beyaz GüvercinBerfin Samaraz · Eldra Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 21. kitabı
novellaneokuyor Kendi önerimdir ,kendim aldım “Kılıf @emeloda kaleminden @mumkunkitap yayınlarından bir eser ve aslında modern Türk edebiyatında içsel roman / psikolojik anlatı çizgisinde duran, daha çok “insanın kendi hayatına yabancılaşması” temasına odaklanan bir eser. Kitabın konusu Kitap, dışarıdan bakıldığında “düzgün, yerli yerinde, sorunsuz” görünen hayatların içinde aslında insanların: * kendi duygularını bastırmasını * geçmiş travmalarını saklamasını * “güvende görünme” uğruna kendinden uzaklaşmasını anlatıyor. Özellikle ana fikir şu soru etrafında dönüyor: “İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşıyor, yoksa başkalarının çizdiği bir hayatın içinde mi sıkışıyor?” Teması Bu kitapta öne çıkan ana temalar: * Bastırılmış duygular * Kimlik yabancılaşması * Aile ve geçmişin birey üzerindeki etkisi * “Normal görünen hayatların içindeki boşluk” * İçsel kırılmalar ve yüzleşme Anlatım tarzı
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 202610 okunma
8/10
·284 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Adli tıp uzmanı Soner, gece yarısı Savcı Volkan’dan gelen bir telefonla kendisini izbe bir köşede işlenmiş korkunç bir cinayetin ortasında bulur. Meslekleri gereği sayısız vakaya tanıklık etmiş olsalar da karşılaştıkları manzara ikisini de derinden sarsar. Ancak bu olay, ilk bakışta görünen sıradan bir cinayetten çok daha fazlasını barındırmaktadır. Soner, öldürülen Ayşe’nin otopsisini yaparken cesedin içine gizlenmiş küçük bir not bulur. Bu beklenmedik keşif, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirir. Ardı ardına işlenen yeni cinayetler ve her kurbanın bir duyusunun alınmış olması, olayları giderek daha karmaşık ve ürkütücü bir hale getirir. Her yeni ipucu, onları yalnızca katile değil, yıllardır karanlıkta kalmış gerçeklere de biraz daha yaklaştırmaktadır. Volkan ve Soner, parçaları birleştirmeye çalıştıkça karşılarında sadece bir seri katilin değil, geçmişte yaşanan büyük bir yanlışın izlerini bulurlar. Cinayetlerin ardındaki kişi, kendi adaletini sağlamaya çalışan ve geçmişin hesabını bugüne taşıyan biridir. Konuşulmayan sırlar, saklanan gerçekler ve yıllardır üzeri örtülen olaylar birer birer gün yüzüne çıkarken soruşturma daha da derinleşir. Geçmişin intikamı, vicdan muhasebesi ve insanın kendi doğrularıyla yüzleşmesini konu alan bu hikâyede, Savcı Volkan ve adli tıp uzmanı Soner gerçeğe ulaştıklarında hiçbir şeyin sandıkları gibi olmadığını fark edeceklerdir. Peki ortaya çıkan sırlar onları hangi sonuca götürecek ve geçmişin gölgesi bugünü ne kadar değiştirecektir? Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve açıkçası ilk okuduğum kitabını biraz daha fazla sevmiştim. Buna rağmen polisiye türünü seven biri olarak bu kitabı da keyifle okudum. Olayların ardındaki gizemi çözmeye çalışmak, katilin kim olduğunu öğrenme heyecanını son sayfalara kadar hissettirdi. Ancak hikâyenin
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202624 okunma
Puan vermedi·181 syf.··
2026 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:20
Gökyüzünü bile esirgeyen o dertli gecekondu mahallelerinden birine, Müstesna Leyla’nın ve onunla aynı kaderi paylaşan çocukların dünyasına konuk oldum. İyi ki de olmuşum. Okurken yüreğimin en derin yerinde hissettiğim, beni derinden etkileyen ve kesinlikle çok beğendiğim, çok sevdiğim bir kitap oldu. İki isimli kahramanımız Leyla, daha çocuk yaşta kız olmanın ve yokluğun tüm ağırlığını omuzlarında taşıyan merhametli bir kız. Ailesinin köyden kente göçüyle başlayan bu hikayede, abisine her imkan sunulurken Leyla’ya bir okul önlüğünün bile çok görülmesi içimi sızlattı. Ancak onun bu baskılara ve yoksunluğa rağmen pes etmeyip okuma azmine sarılması hayran olunasıydı. Komşusu Zühre’nin uzattığı dost eli ve bir araya gelen diğer mahalle çocukları, Leyla’nın bu karanlık dünyasındaki en büyük ışığı oluyor. Kitabın bende en çok iz bırakan, adeta kalbimi dağlayan karakteri ise Yaşar oldu. Yaşar, küçük yaşta kardeşinin ölümüne tanık olmuş ve o günden sonra zihni hep beş yaşında takılı kalmış koca bir çocuk. Annesinden gördüğü kötü muameleye rağmen o pencerelerin arkasından Leyla ve arkadaşlarına tutunuyor. Mahalledeki her bir çocuğun, Apo’nun, Mahir’in, Roja’nın hayatı ayrı bir dram barındırıyor. Hepsi o zor şartlarda erken büyümek zorunda kalırken, Yaşar’ın pencereli evinin altında kurdukları o güçlü dostluk bağı insanı hem ağlatıyor hem de umutla gülümsetiyor. Yazarın o kadar derin ve insanı içine çeken bir anlatımı var ki, adeta günümüz dünyasında yanı başımızda yaşanan ama bizim görmezden geldiğimiz hayatlara, halının altına süpürülen acılara bir ayna tutuyor. Karakterlerin psikolojik derinlikleri, yaşadıkları kalp kırıklıkları ve birbirlerine olan bağlılıkları beni o kadar etkiledi ki bu eseri elimden bırakamadım. Eğer siz de yüreğinize dokunacak, geçmişin sızılarını ve her
Mavi Duvar Deli YaşarDeniz Toprakkaya · Armoni Yayıncılık · 20259 okunma