Puan vermedi
Başımıza gelmediği müddetçe bir hastalığa yakalananların neler çektiğini hissettiğini anlayamıyoruz. Toplum olarak en büyük eksiklikliğimiz empati yeteneğimiz.Benim için zor bir okuma olduğu kesin hele ki babamı 2 yıl önce kanserden kaybetmişken. Kitabı elime alır almaz hastane koridorlarına döndüm neler yaşandı nasıl bir süreçten geçtik. Yazar ile her aşamayı tek tek yeniden yaşadım. Bizim kayıpla sonuçlandı maalesef. Yazarımız hastalığı yenmiş işte kitap burda çok güzel ayrıntılara girmiş bu hastalıkta moralin nasıl iyileştirici bir gücü olduğunu, bir komutan edası ile önce kendi içinde nasıl savaş açman gerektiğini tek tek anlatmış. Ve daha yanında dikkat edilmesi gereken bir sürü detayı. Benim babamda ve hastane sürecinde hastalarda gördüğüm en büyük yıkım yaşamaya dair umutlarının olmaması ve birbirlerini demoralize etmeleriydi . Buraya gelenin sonu mezarlık diye konuşurdu herkes. Çabalamayı bırakmışlardı. Ve çogu hasta o serviste maalesef babam gibi vefat etti. Bu kitap hastalıkla baş etmede nasıl bir yol izlenmesi gerekir çok güzel anlatmış. Bence hastanelerdeki tüm kanser bölümlerine hediye olarak götürülmeli. Başaran yenen üstesinden gelen insanların bunu nasıl yaptıklarını anlamaları için. Lütfen alın okuyun başımıza gelmez demeyin... Lösemiliydim Doğan Ülkü Dadaşoğlu
1000Kitap
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20247 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2019 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2019 00:00
Bu gün uzun zamandır sık sık gördüğüm, @muhammethasankaya nın kaleminden #zeynep le geldim. Kendisi @okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten dördüncü kitabı olur ayrıca. Ben kitabı nasıl anlatacağımı bilemezken, o bize hüznünü dibe vurdurup, platonik bir aşkı anlatıyor. Yıllar sonra karşılaşıyor çocukluk aşkıyla. Geçen zamana rağmen unutmadığını, bırakın sesini, tenini, kokusunu, başlı başına var olmasını dahi nasıl sevdiğini anlatıyor. Kadın gelip "sen ölsen ben daha çok mutlu olurum" dese ölecek, o derece. Öyle bir yüceltiyor ki içinde, an geliyor kendini 'o' nu sevmeye dahi layık görmüyor. Bu halleri alıp karşıma konuşma isteği uyandırdı. "bak güzel kardeşim o işler öyle olmuyor, biz de geçtik o yollardan" demek istedim :) Bazen o kadar vazgeçti ki, daha yoğun hissedebilmek, o melankolik havaya girmek için satır aralarında ki şarkıları dinleyerek okudum. Belki biraz daha gerçekçi olmasaydım, ya da ne bilim o çoook eski ben olsaydı, duygu bakımından etkilenebilirdim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
ZeynepMuhammet Hasan Kaya · Karina Kitap · 201585 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sonsuz Şükür: Yalvaç
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sana selam sana ışık olsun. Karanlıktan Gelen’in sesi sarıp sarmalamış Yalvaç’ı. Pek çok hayattan süzülen arı duyguları birer birer koynuna düşürmüş. O ses bir şekilde, nasıl olduğunu asla anlayamadığımız haliyle, en iyi bildiği şeyin peşinden gitmeye devam ediyor. Giderken de soluğuna dokunduklarını ışığın yoluna savuruyor. Hatırlıyoruz; ses, karanlıktan geliyordu ancak su gibi akışkandı. Sözler verdik ve yeminler ettik, karanlık ormanlardan geçtik. Kendi yolumuzda, kendimizce idrak ettiklerimiz, gördüklerimiz bizi sürükledi geceler ve gündüzler boyu. Sürükledi ışığa ve ışık olacak olana. Bizler O’nun ve yolculuğunun kutsal şahitleriyiz. “Yalvaç” büyümüş ve kendi başına bir hat, bir merkez olmuş. Masumiyetin yok olduğu ya da baştan yazıldığı kimi anıları ve yaşanacak sayısız hayatları kendisine çeker olmuş. Onun yolu Baba’nın yolu. Baba’nın tozlu ve kasvetli, sitemkâr, yer yer acıyla ve türlü işkencelerle süslenmiş görkemli kurtuluş yolu... Ne mutlu ona ki Yalvaç’a ses olan pembeli sesi, onu yazan narin elleri bu hat üzerinde ölümsüzlükle müjdelenmiş. Kutlu olsun, yolu bahtı açık olsun. Gece’nin duaları Sinestezi’den beri susmadı, durulmadı. Mırıltıları şehrin tekinsiz sokaklarında ve ölü bakan insanların ruhlarında yuvalanmaya devam ediyor. Kim bilir belki de Yalvaç onu duymuştur. Ne mutlu Yalvaç’a soluk olana ki göğsünü kendisi dikmiş; Alva’da ve Livia’da hayat bulmuş. “Korkma, karanlıktan gelen seni koruyup kutsayacak. Yoluna ışık, ruhuna esenlik verecek. Matemin, kederin dağılacak, seni üzen küf kokulu bedenlerden arınacak, kendini bulacaksın… Küf gece, sen ciğerimi delen; mühürlendik sonsuza kadar gecede, karanlıklar prensi bize şahitken.” Sana, Baba’ya, Bütüne ve Kaynağa sonsuz ışık, sonsuz şükür olsun. Yalvaç Selda Uygur
Edebiyat
YalvaçSelda Uygur · Bilgi Yayınevi · 20266 okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
Kitap bitirdim ve direk uygulama kısmına geçtik. Oğlum 3 yaşında. Şu an 5. Gündeyiz. İyi gibi gidiyor şu an. Gerçekten bu süreçte bana çok yardımcı oldu. Kitaba gelecek olursak; Çocuğun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını anlamanın yollarını, hazor olduğunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini, ne gibi zorluklarla karşılaşacağımızı ve zorluklarla nasıl başa çıkacağımızı tğm bunları yaparken de çocuğumuza karşı olan tutumları, güzelce anlatmış. Özel ihtiyacı olan çocukların tuvalet eğitiminin nasıl olması gerektiğine değinmesi de çok hoş olmuş. Bu konuya genelde diğer kitaplarda değinmiyorlar. Sakin sakin anlayarak okunmalı ve gerekli notlar alınmalı. Bilgi yoğun olduğu için unutulabilir. Oldukça akıcı bir kitap ve gerçek örneklerle olayları anlatması konuyı pekiştirdi. Gerçekten cesaret verici bir kitap. Başlamak için beni gerçekten motive etti. Tuvalet eğitimine başlayacak olup nasıl başlayacağını kestiremeyenlere kesinlikle tavsiye ederim. Anne Tuvaletim Geldi Jan Faull
Anne Tuvaletim GeldiJan Faull · Beyaz Balina Yayınları · 201896 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 10. kitabı
Arkeoloji tutkunlarının ve macera romanı severlerin ilgisini çekebilecek bir kitap Sandima Tableti. Romana adını veren, Anadolu’nun kadim halklarından Luvilerin dilinde yazılmış olan tabletin akıbeti tehlikeye giriyor. Zira onu çalmak için birileri harekete geçmiş vaziyette. Bu da arkeolog Ela ve emekli gazeteci Ali’nin yolunu kesiştiriyor, macera başlıyor. Onlarla birlikte biz de İstanbul’dan Eskişehir’e, Ankara’dan Datça’ya, en uçtaki Knidos’a uzanıyoruz. Tatilde, hele de Marmaris’te okumak için iyi bir kitap seçimi olmuş oldu, çünkü ben de neredeyse karakterlerle aynı rotayı takip ederek İstanbul’dan güneye indim (onlar tren ve arabayla, ben uçakla ama neticede aynı yerlerden geçtik denebilir). Kitabın son sayfalarını kitabın geçtiği yerlerde okumak ayrı bir keyif. Atatürk’ün Anadolu’da yaşamış halklara ve arkeolojik çalışmalara verdiği önem, tarihi başlattığı kabul edilen Sümerlerin önemi, “Batı”nın Türkiye’nin batı bölgesindeki arkeolojik kazılara önem verirken (çünkü onu Yunan tarihine bağlayarak Batı’ya mal etmeleri daha olası) ülkemizin doğusundaki kazıları neredeyse görmezden gelmeleri gibi yorumlar, tartışmalar da açıyor kitap. Bu anlamda sizi düşünmeye, araştırmaya sevk eden bir tarafı da var. Kitabı okurken şunu düşündüm: Benim de hala ne yazık ki fırsat yaratıp gidemediğim Göbeklitepe aslında tüm tarih bilgimizi ve doğru bildiğimiz her şeyin seyrini değiştiren çok önemli bir keşif. Ama bırakın Batı’yı, biz Türkler olarak Göbeklitepe’den yeterince bahsediyor muyuz? Hatta, bu konuda yabancı basın ve kaynaklar çok daha habere yer verip gündem oluştururken, bizler bu konuyu neredeyse unuttuk, konuşmuyoruz ya da konuşursak bile aslında ne anlama geldiğinin üstünü çizerek geçiştiriyoruz. Sandima Tableti rahat okunan, görece kısa bir kitap. Bazı karakterlerin
Sandima TabletiCem Kozlu · Remzi Kitabevi · 06 okunma
7/10
·2086 syf.·
2026 44. kitabı
Konuştuk şiir üstüne Yüreğim gibi dedi, yana yana | Nazım Hikmet Ran _______ Kitap genel itibariyle güzeldi. Başlarda okurken açıkçası çok sıkıldım. Akış yoktu, duygular yüzeyde kalmıştı. Fakat sayfalar ilerledikçe dizeler anlam kazanmaya başladı. Kimi yerlerde yüzeysel duygular, kimi yerlerde ise derin duygu ve düşüncelere bir perde aralandı. Eserde konu olarak; halk, düzen, aşk, hapishane süreci, komünizm, sosyalizm, devlet yönetimi, halkın emeği, düşünceler, özgürlükler, haklar vs. daha birçok konu üzerine şiirler kaleme alınmış. Şiirlerin bir kısmı serbest ölçüye bağlı kalınarak kaleme alınmış. Yani, "az önce şiir okuyordum, ne ara düz yazı türüne geçtik?" diyebilirsiniz. Şahsen ben şaşırdım :) Kitabı, şiire aşererken okumaya başladım ve o doygunluğa ulaştım diyebilirim. Sayfa sayısı sizi korkutmasın bir yerden sonra kitap akıyor emin olabilirsiniz. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli ve istifadeli okumalar dilerimmm... Sağlıcakla kalın, şiirle kalın (⁠✿⁠^⁠‿⁠^⁠)
Şiir
Bütün ŞiirleriNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20194,104 okunma