Evsiz hissedenler için rehberlik formu. Bir yarrağı yiyin. İki yarrağı kesip yiyin. Üç yarrağı sünnet edip yiyin. Beş. Beş yok. Aitlik hissi nerede bizi terk etti? Hangi ağaca takıldın sen? Uçurtma mıydın yoksa balon mu? Geri gelecek misin? Sizin yere göğe sığdıramadığınız aitlikleriniz varsa bizim de selimimiz var! Hikmetimiz var! Onlar sizin gibi değillerdir efendiler. Onlar farklıdır. Farklıdır onlar. Farklıdır. Onlar uzun paçalı pantolon giyer ve konuşurlar. Savrulurlar. Sizin gibi değillerdir yani. İğrenç düzeniniz gibi değillerdir. Değiller. Değil. Onlar farklı. Farklıdır.
fotoğrafa bakınca istemsiz 'o gemi bir gün mutlaka gelecek' diyosun.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günlerin bir manası yok Öylece yitip gidiyor Eskiden nasılda beklerdim Haftaları, ayları Gelecek güzel günleri, düşleri. Nereden bilebilirdim ki ziyan olmayı Boşlukta, karanlık da kalmayı Gün geçmiyor, Özlem dinmiyor Her gün aynı yokluk Ruhum solgun, ruhum yorgun Öyle dayanılmaz ki..
Duygu ve Düşünce
Bazı insanlar anılar içindir, gelecek için değil…🍂
Geçmişten Geleceğe
Geçmiş çok mu önemli? Geleceğimizi oluşturacak kadar önemli mi mesela? Neden geçmişi terk etmek, öylesine bırakıp gitmek ya da kabullenmek bu kadar zor? Bir şeyler olup bitiyor; belki isteğimizle, belki de olması gerektiği için. Ama kaçını kabulleniyoruz? Kaçına "Tamam, bu da böyle oldu, yapacak bir şey yok." diyoruz? Ya da böylesi bizim için daha iyi diyerek kabullenmiş gibi mi yapıyoruz? Ama belki de ona zorla dayatılan şeylerle savaşmak isteyenler vardır. Kabullenmesi gerektiği şeyleri kabul etmeyerek kendi kabullerini oluşturan insanlar... Onlar ne yapıyor? Herhâlde sokağa çıkıp bağırmıyorlardır. Acaba içlerinde bir yerde olan geçmişleriyle mi barışıyorlar? Bence önce kendileriyle barışıyorlar. Önce kendilerini kabul edip, sonra kendilerini tanımaya başlıyorlar. Çünkü bir insan kendini tanırsa ve kendini taşıyabilirse ne başkalarının kabullerine ne de zorla dayatılan kabullere ihtiyaç duyar. O, kendini kabul ettikten sonra gerisi önemli mi? Rüzgârı da arkasına alır; sonra kim onu durdurabilir ki? Geriye geçmişle yüzleşmek kalır. Onunla barışmak, belki de onu anlamaktır. Ama anlamak yolun yarısıdır. Diğer yarısı da sarılmaktır. Sıkı bir sarılma... Geçmişe gidin, onu anlayın, onu dinleyin. Gerekirse soru sorun, diretin; ama işin sonunda onu anlayın. Sonra da sıkıca sarılın ve yolu tamamlayın. Geçmişle barışmak, bize bol huzurlu ve barış dolu bir gelecek inşa eder. O evi dekore etmek de bize kalır. Belki böyle söyleyince yorucu gelmiş olabilir ama bence değer. Hafiflemiş, her şeyden arınmış bir barışa değer. Barış olduktan sonra da kalan her şey çözülmüş olmaz mı? Tüm zorunluluklar, zorla dayatılan kabuller su olup denizin dalgalarına karışmaz mı? Karışır. Karışır, sonra da akıp gider. -Şevin Petekkaya
Hayata Dair
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: *"Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılar.* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme ente'l-ebediyyü'l-kadîm, el-hayyü'l-kerîm, el-hannân, el-mennân. Hâzihî senetün cedîdetün. Es'elüke fîhe'l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihinnefsi'l-emmâreti bissûi ve'l-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn." Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretleri buyuruyor ki: *"Her kim bu duâyı Aşûre Günü* (Muharrem ayının 10. günü) *3 defa okursa, o sene ölümden de emin kılınır. Zira, o sene ölüm mukadder olan kimseye, bu duâyı bir vesile ile okumak nasip olmaz."*
Alıntı