“Birinin yaydığı arzu, hele de gençse ve gizleme konusunda pek de becerikli değilse, bir sis misali havayı ağırlaştırıp örter ve ardından arzulanan kişiyi sarar ve söz konusu kişi bu konuyla ilgili bir şey yapmak durumundadır: Ya gidecek, göz önünden çekilecek, ortadan kaybolup tüm arzuyu birden dağıtacak ya da kendini iyiden iyiye meydana çıkaracak, arzuyu kabul edip onunla sarınıp sarmalanacaktır.”
“Benim için önemli yahut ciddi olan bir mesele belli belirsiz, bir diğeri ile pekâlâ yer değiştirebilecek, hani olsa olsa eğlenmeye yarayacak bir hikayeden başka bir şey değil diye düşünür kişi bir kez anlattıktan sonra; ister yazılı, ister sözlü olarak anlatsın, ister icra etsin hiçbir şey fark etmez. Gizli kaldığı ve bilinmediği sürece benim için özel olan bir mesele bir kez açık edildikten ve müşterek hikaye bohçasına atıldıktan, diğerlerine karışıp unutulduktan sonra bayağılaşır.”
“Bazen en korktuğumuz şeyin gerçekleşmesine meydan veririz çünkü o dehşetten kurtulmamızın tek yolu onu zaten yaşamış olmamızdır. Geçmişte kalmasıdır; gelecekte yahut olasılıklar diyarında değil.”