Çocukluğumu gençliğimde istiyorum sadece
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:09
Merhaba kitap dostlarım Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası Umut Göksal nesnelerin sadece maddeden ibaret olmadığını, her birinin içine yaşanmamış çocuklukların, yutulmuş öfkelerin, gecikmiş itirafların ve en çok da "baba" figürünün gölgesinin doldurulduğunu çok güçlü bir dille işliyor. ​Kitabın içindeki o melankolik ve tekinsiz atmosfer, damalı zeminlerin ve ağzı sıkı sıkıya kapalı çöp poşetlerinin arasında adeta somutlaşıyor. Umut Göksal , bir babanın yokluğunun ya da varlığıyla yarattığı o devasa boşluğun, bir evlat tarafından nasıl bir biriktirme çılgınlığına ve ruhsal bir kambura dönüştüğünü psikolojik katmanlarıyla deşifre ediyor. Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası kitap boyunca kendime sormadan edemedim. Sahi, hangimiz babamızdan ya da geçmişimizden kalan o ağır poşetleri ruhumuzun gizli odalarında saklamıyoruz ki? "İnsan unutmak için doğmuştur. " Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası Toplumun, ailenin ve en çok da kendi kendimizin üzerimize yüklediği o "cüsseli" yükleri sorgulamak isteyen herkesin kitaplığına eklemesi gereken bir eser arkadaşlar Umut Göksal Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 202610 okunma
İmkansız Sürgün
8/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2024 21:11
İmkansız Sürgün ile George Prochnik, Stefan Zweig'in hayatına odaklanıyor. Zweig'in son zamanlarında yaşadığı o gelgitler ile kendi ailesinin (büyükanne- büyükbaba) yaşadıklarını da karşılaştırıyor. Zweig'in İsviçre, İngiltere, ABD ve son olarak da Brezilya'ya göç etmesi ile iki tarafın göçmenliği, vatansızlığı ve belirsizliğe sürüklenişine ayrıca çevresiyle yaşadığı diyaloglara da daha yakından bakılıyor. Zweig'in sürgün hayatını ise şu cümle ile yansıtıyor: "Sevdiğimiz dünya hatırlayamayacağımız kadar uzak bir geçmişte kaldı." (s.48) Buraya o zaman Nazım Hikmet'ten şu alıntıyı da ekleyelim: "Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Kısaca Zweig doğrudan bunu demek istiyor. Zweig'in düşlediği o Avrupa hayaline ve onun yok oluşuna uzaktan bakarak seyretmesini George Prochnik, geri dönüşlerle tekrar hatırlatıyor. Zweig'in hem iç hem de dış dünyasında yaşadıklarından yol çıkarak ele alıyor. Bu sayede okur, Zweig'in Avrupa'dan taşınmasıyla aile dışında neleri de kaybettiğini gösteriyor. Yol arkadaşlıkları, Viyana, Almanya, edebiyat, yabancılık...Hemşehrisi Hitler'in Avusturya'sı hakkında düşüncesi, neden bazı şeyleri göremediği, Avusturya'daki Yahudi cemaati gibi onlarca ayrıntı kitap içinde okurla buluşuyor. Yazar burada, Zweig'in kitapları hakkında da bilgiler veriyor. Ayrıca anılarından da yol çıkarak hem Zweig'in gözünden durumları aktarıyor hem de diğer kaynaklarla bağlantı kurulup bütünlük sağlanmaya çalışılıyor. George Prochnik, Zweig'in, Hitler'in alttan alta ilerleyen ve ilerde büyük deprem oluşturacak durumu nasıl fark edemediğini de anlatıyor. Halkın yükselen sesini ve onu bir hedefe yönlendiren Hitler'i görememesini ya da bu kadar beklememesini de Zweig'in kentsoylu yaşamına bağlıyor. Çünkü o, davetlerin, festivallerin, baloların, tiyatroların
Edebiyat
İmkansız SürgünGeorge Prochnik · Yapı Kredi Yayınları · 201623 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kendi sıcacık bedeninin içinde, capcanlısın. Özgürlük budur!
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
-Mini spoiler içerir- Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okuyanlar bilir. Yaşadığımız hayatın sonsuz ihtimalleri var ve orada Nora ile beraber hala devam eden bir hayatın yaşanmış ve yaşanmamış bütün ihtimallerini sevmeyi, kabullenmeyi ve bilinmezliğinin dayanılmaz hafifliğini öğrendik. Gece Yarısı Treni’nde ise yaşanmış bir hayatın ebediyete giden yolda kendiyle yüzleşmesini görüyoruz. Hayatın ancak geçmişe bakarak anlaşılabildiği ve yine ancak geleceğin ileriye bakarak yaşanabileceğini savunur Kierkegaard. Bu roman tam olarak bu öğretinin ince ince örülmüş hali. Çoğumuz etten kemikten bedenimizin savunmasızlığını duvar gibi sınırlarımızla korumaya çalışıyoruz, yeterince güçlü olursak acıdan kaçabileceğimizi sanıyoruz ancak yanılıyoruz. Acı çekmek çoğu zaman kaçınılmazdır. Bazen yaşamak için kalbimizin kırılmasına izin vermemiz gerekir. İşte tam da bu yüzden geçmişimizden kaçmanın kendimizden kaçmak olduğuna inanıyorum. Yüzleşmeye cesaret edemediğimiz her şey geleceğimizi şekillendiriyor, canavarımızı besliyor. Oysa hayat, tüm bunları yaşarken sanki hiç geçmeyecekmiş gibi yavaş, hatırlarken ise son sürat giden bir tren gibi hızlı akıyor. Çoğu zaman rutinlere takılı kalırken gerçekten sahip olduklarımızı unutuyoruz. Hepsinin birer mucize olduğunu, her günün yeni bir başlangıç olduğunu… Wilbur Budd 81 yaşındayken, pişmanlıklarla dolu ömrü 19 Nisan günü son bulduğunda kendini hayatının treninde buldu. Gençliğinde harcadığı tüm o zamanlar için “gençliğine” vereceği öğütlerse sevgili piyano dersi hocasından duydukları ve “Ellerine ikinci bir şans geçen ölüler nasıl yaşayacaksa öyle yaşa!” olacaktı. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı yüreklere dokunan bir kitap.
Hayata Dair
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026421 okunma
Puan vermedi
UYSAL KIZ-DOSTOYEVSKİ,88 sayfa Fyodor Dostoyevski’den kısa bir öykü kitabı Uysal Kız .Yazar “ kısa olmasına rağmen bir aya yakın ciddi bir biçimde uğraştım “diyor önsözde. Uysal Kız ,genç karısının intiharından sonra bir rehincinin içine düştüğü vicdan azabını ve evliliklerinin yıkım sürecini anlatır. Kitap, gurur, iletişim kopukluğu, güç savaşı ve pişmanlık temaları üzerine derin bir psikolojik iç hesaplaşmadır. Öykü, bize genç karısının intiharı karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayan,kafası karışmış,hata kimde diye kendisiyle öz eleştiri yapan bir adamı anlatıyor.Ama bu öz eleştiri zaman zaman tarafsızlıktan çıkıp neredeyse kendini aklama yoluna gidiyor. Adam, karısının cesedi hala odadaki masanın üzerindeyken, yaşananları kendi kendine itiraf eder gibi, kopuk kopuk ve büyük bir şok içinde anlatır. Öykü karakteri aşırı hastalık kaygısı yaşayan( hipokondriyak) ve kendi kendine konuşan bir tip.Sürekli olan olayları konuşuyor,geçmişe gidiyor,kendi hatalarını görüyor ama en çok da karısını suçluyor bunlara sebep oldu diye.Sonra tekrar pişmanlık içinde kendini suçluyor. Hikaye, 41 yaşındaki eski bir subay olan tefeci ile onun dükkanına eşya rehin bırakmaya gelen 16 yaşındaki yoksul ve kimsesiz bir kızın evliliğini konu alır. Rehinci kızı "kurtardığını" düşünerek onun üzerinde mutlak bir egemenlik kurmak ister. Bunu da fiziksel şiddetle değil, korkunç bir sessizlik ve soğuklukla yapar. Karakter, genç kadının gururunu kırmak, onu kendisine tamamen boyun eğdirmek için evde bir sessizlik savaşı başlatır.Kadının canlılığını, neşesini ve gençliğini bu sessizlikle yavaş yavaş tüketir.Kız başlangıçta gerçekten uysal, saf ve kabullenicidir. Ancak uğradığı psikolojik baskı karşısında tamamen içine kapanır.Kocasına isyan esip bağırıp çağırmak yerine ölümü seçerek
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Doğan Kitap · 202310,9bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım… Kitabın Adı- Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Kitabın Yazarı- Ayşe Kulin Kitabın Sayfa Sayısı- 176 Bugün sizlere öyle güzel bir kitap önerisi ile geldim ki… Tabi ki Semra tavsiyesi ile okuydum Ayşe Kulin kalemini sevdiğim ve tarihi kurgularda başarılı bulduğum yazarlardan biri. Bu kitabında Atatürk’ün çocukluğundan, gençliğine, başarılarına, aile hayatına, aşk hayatına, yaptığı yenilik ve liderliklerin yanında pek çok özelliğine de değinilmiş. Kitapta Atatürk’ün derin iç hesaplaşmasına tanıklık ediyoruz. Okurken çok etkilendiğim bir kitap oldu. Kitapta çocuk Mustafa’yı, aşık Mustafa’yı, lider Mustafa’yı ve her şeyin arasında yapayalnız kalmış bir adamın hikayesini okuyoruz. Okumayan, okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum Kitaptan Alıntılar ”Beni ölümden kurtaran yazgım, bana, ‘Yapayalnız kal.’ diye buyurmuş olmalı ki ben ömrümü hep kesif bir ormanın içinde tek başına bir ağaç gibi sürdürdüm.” ”Kalabalıkların alkışları arasında yükselen her lider, aslında kendi yalnızlığının zirvesine tırmanır.” ”Bir ülkenin kaderini değiştirebilirsin Mustafa, ama kendi kaderinin yalnızlığını asla…” . . . . . . @benaysekulin
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,512 okunma
6/10
·176 syf.··
2026 40. kitabı
#aylardankasımgünlerdenperşembe "Ama șimdi artık o kadar yorgunum ki ne başkasını ne kendi iç sesimi dinleyecek gücüm var. Nasılsın, rahat mısın, iyi misin gibi sorulara dahi cevap vermemek için gözlerimi kapalı tutuyorum." Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine uzun zamandır kalemini merak ettiğim @benaysekulin 'e ait bir eser ile geldim. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Atatürk'ü anlatan bir eser. Ancak hep bildiğimiz, okuduğumuz eserlerin aksine bu kitapta hayatına sığdırdığı siyasi, askeri olaylardan ziyade iç dünyasına, çocukluğundan gençliğine, gençliğinden Cumhuriyetin ilk yıllarına ve hayatının son günlerine kadar geçen sürecte yaşadığı duygulara değinilmiş. Özellikle hastalığının son anlarında yatağında yatarken geçmişe dair duyduğu özlem ve pişmanlıklarını okumak ilgi çekiciydi. Çünkü siyasi ve askeri yönünü başta okul olmak üzere bir çok yerden okuyoruz ama iç dünyasını, hissetmiş olabilecekleri bizler için hep bir soru işareti olarak kalacak ve bu konuda yazmak bence cesaret istemiştir. Dolayısıyla beklentim yüksek bir şekilde okudum eseri. Kitabın en çok hoşuma giden yanı çocukluğunun olduğu kısımlardı orada okula olan sevgisi ve arzusu gerçekten hissediliyordu. Sonrasında Dimitrina ve Lütfiye ile olan ilişkilerine hakim değil eserde duygularla okumak ilgimi çekti. Ancak kitapta hafızlığın gerici bulunması, dini eğitimin yerilmesi ve başta annesi olmak üzere kardeşi ile diğer kadınlar üzerinden sanki aşağılar bir üslupla bahsediyormuş gibi yazılması beni çok rahatsız etti. O nedenle sonrasında dini terimlerin ve kadınlarla ilgili olumlu yazıların samimiyeti bana geçmedi. #engelsizokurlaokuyoruz
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,512 okunma