10/10
·250 syf.··
2026 133. kitabı
Kai'nin babası şehrin barış içinde kalması için diğer halklarında olduğu bir meclis fikri ortaya atar. Ancak büyük generalin oğlu Erzi bu fikre karşı çıkmaktadır. Erzi bu konu hakkında babası ile bir tartışmaya girer. Kai ise bu fikir için babasına arkadaşı Sıçan ile birlikte yardım etmeye çalışır. Güzel bir çizgi roman serisi. Okumanızı tavsiye ederim.
Taş KalpFaith Erin Hicks · Alfa Yayınları · 201923 okunma
Generalin Oğlu
Puan vermedi·320 syf.··
2026 261. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 06:14
67 Arap-İsrail savaşında önemli rol almış general İsrailli Matti Peled’in oğlu Miko’nun, babasının ayak izlerini takip ederek Siyonizm’den Filistin’e uzanan vicdan yolculuğunun hikayesi… Babası iki devletli çözüm ve barış savunucusu bir siyonist olarak bu dünyadan göçmüş, generalin oğlu ise babasından daha da ileri gitmeyi başararak siyonizmden dönmüş, Filistinliler ve Yahudilerin tek bir "seküler demokrasi" devletinin çatısı altında yaşaması gerektiğini savunan noktaya gelmiştir. Ailesinin kayıpları, Filistinli dostlarından ve İsrail askerlerinden dinledikleri, işgal altındaki topraklarda bizzat gördükleri ve tüm bunların şekillendirdiği ahlaki sorgulamaları onu Siyonizm’den vazgeçiren yolun taşlarını döşüyor. Bu yolculuğa eşlik edebilmemiz için de bu kitabı yazmış. Konuya ilgisi olanlar için çok güzel kitap.
Orta Doğu
Generalin OğluMiko Peled · Kaknüs Yayınları · 20228 okunma
Reklam
Hesaplaşma Gecesi
9/10
·120 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 19:12
Henüz on iki yaşında iki çocuğun askeri okula başlamaları ile başlayan hikayesi. Bir tarafta muhafız alayı subayının oğlu olan Henrik(general) diğer tarafta daha müziğe ilgi duyan, daha sessiz ve içe dönük bir karakter olan Konrad. Okul başladıktan sonra bu ikili öyle yakın dost oluyorlar ki gençlik dönemlerine kadar tatilleri bile birlikte geçirip aynı evlerde yaşıyorlar. Sonrasında bir şey oluyor ve tam kırk bir yıl boyunca görüşmeyip, birbirlerinden haber almıyorlar. Devamında bir hesaplaşma gecesindeyiz. Artık 75 yaşına gelmiş olan bu iki yaşlı adam özenle hazırlanmış masanın karşılıklı iki ucunda oturuyorlar. Mumlar yanıyor. Onlar konuşuyorlar. Daha çok General Henrik konuşuyor da diyebiliriz. Sorularının cevaplarını bekliyor Konrad’dan. Roman boyunca bizde aynı beklenti içerisindeyiz. Metin neredeyse bir monolog şekilde. Konrad’ın tek tük cümleleri var. En çok da bu kısmı okuru zorlayabilir. Çünkü general anılarda kayboluyor. Detaylara giriyor. Çünkü hakikatin ayrıntılarda gizli olduguna inanıyor. Okurken generalin cümlelerinin bitiminde çok geriliyorum ve Konrad’ın cevabını görmek için gözüm alt satırlara kayıyor. Ama yok.Kitapta anlatılmak istenen pek çok şey suskunlukla anlatılmış. Öyle ki General “insan hayatta önemli soruları daima bütün hayatıyla cevaplar.” demişti. Gece uzuyor. Işık artık odayı aydınlatmaya yetmiyor. Mumlar sonuna kadar yanıyor. Biz de bu masada onlarla bu dostlugun eriyip bitişine tanıklık ediyoruz. General, Konrad’ı bir centilmen gibi evden uğurlarken, biliyoruz ki bu ikili bir daha asla görüşmeyecek ve belki de dünyanın farklı yerlerinde ölümün onları alıp götürmelerini bekleyecek. Benim Márai’ den ikinci okumamdi. Keske tanisma kitabimiz olsaydi diyorum. Yine de okuduğum icin mutluyum. Her okura hitap edecek bir kitap olmayabilir.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 87. kitabı
Bugün sizlere duygu yoğunluğu yüksek bir kitapla geldim. @caglar_bingol ’ün kaleminden çıkan “Hasret”, okuru ilk sayfasından itibaren derin bir kederin ve bitmek bilmeyen bir arayışın içine davet ediyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Hehevutu, henüz küçük bir çocukken kabilesine yapılan acımasız bir baskınla hayatın en sert yüzüyle tanışıyor. Ailesini ve geçmişini bir gecede kaybeden bu küçük kızın dramı, Amerikalı bir generalin eşi tarafından sahiplenilmesiyle yeni bir boyuta evrilse de, sığındığı o yeni dünya aslında kendi içinde başka karanlıkları barındırıyor. Kitap, Hehevutu’nun bu travmatik geçmişten kaçışını ve hayata tutunma çabasını anlatırken, aslında her birimizin geçmişte yaptığı davranışların sorumluluğunu nasıl omuzlarında taşıdığını ve o yaptıklarımızın dönüp dolaşıp bizi nasıl bulduğunu incelikle işliyor. Romanın en can alıcı noktası ise adından da anlaşıldığı üzere, dindirilmesi imkânsız olan o “hasret” duygusu. Hehevutu’nun geride bırakmak zorunda kaldığı oğlu Albert’e duyduğu özlem, yıllar geçse de küllenmek yerine torunu Hukaya’ya bırakılan bir vasiyete dönüşüyor. Yazar, okuru isli bir pencereden Hehevutu’nun yaşamını izlemeye davet ederken, huzurlu bir ninninin nasıl ağır bir ağıda dönüştüğüne tanıklık ettiriyor. Okurken insanın içinde tarifsiz bir sızı bırakan bu eser, gücün ve açgözlülüğün insanı nasıl zayıf düşürebileceğini hatırlatırken, asıl gerçeğin ancak bir annenin merhametinde saklı olduğunu fısıldıyor. Akıcı kurgusuyla bir solukta okunan bu hikâye, bizlere yeryüzünün en fedakâr varlığı olan “anne” kavramı üzerinden hasreti yeniden tanımlatıyor. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
HasretÇağlar Bingöl · İkinci Adam Yayınları · 20262 okunma
5/10
·336 syf.··
2026 7. kitabı
Bir müze görevlisinin eline tesadüfen çok ilginç bir kitap ve mektup geçer."Bir İskoç Hükümet Tabibinin Eski Yaşamından Sahneler"kitabının yazarı Dr Archibald Mccandlesstır.19.yy'da Glasgow üniversitesinde anatomi kürsüsünde asistan olan arkadaşı Godwin Baxter ileri seviye tıp bilgisine sahiptir.Babası Colin Baxter gibi tuhaf deneyler ve araştırmalar yapmaktadır.Bir gün nehirde karnında bebeği ile intihar etmiş hamile bir kadın otopsi için getirilir.Ancak Godwin kadının karnındaki bebeğin beynini ölen kadına geçirerek tekrar yaşamasını sağlar.Böylece bebek beynine sahip Bella gözlerini dünyaya açar.Godwin Bellayı akrabası olarak tanıtarak soyadını verir ve arkadaşı Archibald Mccandless ile tanıştırır ve gelişimi ve hareketlerini not almaya başlar.Bella konuşmayı ve okumayı yeni öğrenen,dünyayı tanımaya çalışan,uçarı,aşırı zevke düşkün 20 yaşında görüntüsü olan çocuk beyinli bir kişidir.Bella'nın zihni gelişirken Archibald Mccandless kendisine ve güzelliğine aşık olur.Godwin çok zengindir ve kalan mirasını Bellaya bırakmak ister.Archibal ve Bella evlenmek isterler fakat evlerine gelen çapkın avukat Duncan Weddurburn Bellayı etkiler ve Bella onunla kaçarak bir dünya turuna çıkar.Bella gemide tanıştığı Harry Astley ile ingiliz sömürgeciliğinin kökenleri,tarih, eğitim,savaş,işçi sınıfı,özgürlük,serbest ticaret,imparatorluklar,yönetim,evrenin düzeltilmesine yardımcı olan insanlar, sosyalistler, komünistler vb hakkında çok fazla bilgi öğrenir.Hayata uyum sağlamaya çalışır.Dönüşte bambaşka düşünen bir kişi olmuştur ve eğitim alarak topluma yararlı olmak ister.Fakat Bella bambaşka birisidir.intihar etmeden önce ünlü bir generalin eşidir çok iyi eğitimler almış ve babasıda çok zengindir.Gerçek ismide Victoryadır. General Bellayı bulur ve gerçekleri anlatmak ve belgelerle
ZavallılarAlasdair Gray · İthaki Yayınları · 20241,154 okunma
Azımsanan alçak gönüllü güzellik: Şibumi
9/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 13:04
Romanın ana kahramanı tam bir karmaşa. Eski aristokrat, zerafet timsali bir Rus anne ile damızlık (gerçek anlamıyla) olarak seçilen Alman subayı babanın özel imalat oğlu. Şangay'da doğan ve annesinin okul saçmalığına güvenmeyip (ki sanırım hala en doğrusu) evde eğitim verdiği ve verdirdiği bu harika çocuk, dönemin soylu dili Fransızca, e haliyle Rusça ve Çince bilerek büyürken,hayatı Japon işgali ile kentteki konaklarına bir Japon generalin yerleşmesi sonucu farklı bir anlam kazanır. Buradan sonra Go oyunu ve Şibumi kavramlarını yaşamının orta yerine yerleştirir. Hayatını üstün ve basit mükemmeliyet hali Şibumi'ye ulaşarak devam ettirmek istese de kader ona iyi davranmayarak İkinci Dünya Savaşı dönemlerinde Amerikalılara düşman olmasını ve uluslararası çok yetenekli bir kiralık katile dönüşmesini sağlar. Eserin anlatımında kullanılan üslup müthiş. Bir yandan casus romanı okurken, bir de bakıyorsunuz ki Japon kültürü, Amerikan tarzı yaşam saçmalığı, dünyayı yöneten kartel ve gizli servisler, Bask yöresi ( ben sadece İspanya'daki bölümü biliyordum), özellikle de hayattan zevk almanın ne demek olduğu hakkında inanılmaz bilgiler edinmişsiniz. Ve tek kelimeyle kitaba bayıldım. Mutlaka okuyun, düşünün, bir daha okuyun. Keyifli saatler...
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
Reklam
Reklam