Hazret-i Ömer (r.a.), halife olduğunda Müslümanlar, iki büyük devletle; Sâsâni ve Rum (Bizans) devletleriyle muharebe hâlindeydi. Yermûk Savaşı’nda Bizans Devleti büyük bir mağlûbiyete uğratılmıştı. Lâkin Ashâb-ı Kirâm’dan nice zâtlar da şehit olmuştu. Bundan dolayı, Şam ordusu kumandanı olan Ebû Ubeyde bin Cerrâh (r.a.), Şam’ı fethetmek üzere ordusunu takviye etmekle meşguldü.
Irak ordusu kumandanı Sa’d bin Ebû Vakkâs (r.a.) da Kâdisiyye’de ordugâhını kurdu. Maksadı, Sâsâni askerini kendi üzerine çekip mağlup ettikten sonra Sâsâni topraklarını vurmaktı. İki kumandan da “Aşere-i Mübeşşere”den olup birbiriyle yarış edercesine fetihler yapmışlardır.
Yermûk Savaşı’ndan sonra, Bizans İmparatoru Hirakl, Humus’ta kalarak gerek bu şehrin gerek Şam’ın muhafazası için daha dikkatli hareket etmeye başlamıştı.
Hicret’in 14. senesinin başlarında Ebû Ubeyde (r.a.), diğer emîrlerle birlikte Dımaşk üzerine yürüyüp sur dışındaki Şam bağlarını ve köylerini fethetti. Rumlar sur kapılarını kapatıp kale içine sığındılar. İslâm askeri, şehri her taraftan muhasara etti. Şöyle ki:
Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Ubeyde (r.a.), Câbiye kapısında; Hâlid bin Velîd (r.a.) doğu kapısında; Amr bin Âs (r.a.), Tûma kapısında; Şurahbîl bin Hasene (r.a.), Fıradîs kapısında; Yezîd bin Ebû Süfyân (r.a.), Küçük Kapı tarafında ve Ebu’d-Derdâ (r.a.) Hazretleri de Berze mevkiinde idi. Zülkelâ‘ el-Himyerî Hazretleri de bir fırka ile Humus yolunu muhafazaya memur idi.
İmparator Hirakl ise, Humus’un muhafazası için bir general ile kâfi miktarda asker bırakıp şehir dışında bir mevki tutmuş ve Dımaşk muhafazasını General Mahan’a havale etmişti. Dımaşk’a yardım için de bir fırka göndermişti. Lâkin Zülkelâ‘ (r.a.), onları bozguna uğrattı. Dımaşk şehri içindeki Rumlar yardımdan mahrum kaldı ve muhasara birkaç ay daha