HAZRET-İ ÖMER (R.A.) ZAMANINDA DIMAŞK (ŞAM)’IN FETHİ -1
Hazret-i Ömer (r.a.), halife olduğunda Müslümanlar, iki büyük devletle; Sâsâni ve Rum (Bizans) devletleriyle muharebe hâlindeydi. Yermûk Savaşı’nda Bizans Devleti büyük bir mağlûbiyete uğratılmıştı. Lâkin Ashâb-ı Kirâm’dan nice zâtlar da şehit olmuştu. Bundan dolayı, Şam ordusu kumandanı olan Ebû Ubeyde bin Cerrâh (r.a.), Şam’ı fethetmek üzere ordusunu takviye etmekle meşguldü. Irak ordusu kumandanı Sa’d bin Ebû Vakkâs (r.a.) da Kâdisiyye’de ordugâhını kurdu. Maksadı, Sâsâni askerini kendi üzerine çekip mağlup ettikten sonra Sâsâni topraklarını vurmaktı. İki kumandan da “Aşere-i Mübeşşere”den olup birbiriyle yarış edercesine fetihler yapmışlardır. Yermûk Savaşı’ndan sonra, Bizans İmparatoru Hirakl, Humus’ta kalarak gerek bu şehrin gerek Şam’ın muhafazası için daha dikkatli hareket etmeye başlamıştı. Hicret’in 14. senesinin başlarında Ebû Ubeyde (r.a.), diğer emîrlerle birlikte Dımaşk üzerine yürüyüp sur dışındaki Şam bağlarını ve köylerini fethetti. Rumlar sur kapılarını kapatıp kale içine sığındılar. İslâm askeri, şehri her taraftan muhasara etti. Şöyle ki: Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Ubeyde (r.a.), Câbiye kapısında; Hâlid bin Velîd (r.a.) doğu kapısında; Amr bin Âs (r.a.), Tûma kapısında; Şurahbîl bin Hasene (r.a.), Fıradîs kapısında; Yezîd bin Ebû Süfyân (r.a.), Küçük Kapı tarafında ve Ebu’d-Derdâ (r.a.) Hazretleri de Berze mevkiinde idi. Zülkelâ‘ el-Himyerî Hazretleri de bir fırka ile Humus yolunu muhafazaya memur idi. İmparator Hirakl ise, Humus’un muhafazası için bir general ile kâfi miktarda asker bırakıp şehir dışında bir mevki tutmuş ve Dımaşk muhafazasını General Mahan’a havale etmişti. Dımaşk’a yardım için de bir fırka göndermişti. Lâkin Zülkelâ‘ (r.a.), onları bozguna uğrattı. Dımaşk şehri içindeki Rumlar yardımdan mahrum kaldı ve muhasara birkaç ay daha
Din İslam
Reklam
Kaç çerkes katledildi Ertesi sabah aşağıda, kapıcılar bir erkek çocuk cesedi buldular, odunların arasına kıvrılmış ve donarak ölmüştü. Ölen annesi de çok geçmeden bulundu. İkisi de Tanrının katında, göklerde buluşmuşlardı Dostoyevski Çerkes kemal sabahleyin ezan sesini duyar duymaz Allahım sen doğrult müminleri diyerek ayağa kalktı önce 7 yaşındaki çocuğu müniri kaldırdı Zamanında yapılan şey mutluluk getirir diyip bak münirim yiğidim ezan sesi ile doğrulacaksın önce bir niyet sonra ibadet ederek niyetini tamama erdereceksin diyip ibadet zamanında yapılırsa güzel olur diyip sabahleyin cemaatle birlikte kılınan namazın kıymeti elmasta yoktur özellikle o mescitte sabah cemaat toplanır ise o daha kıymet kazanır münir baba dedi Kısmet sabah erkenden dağıtılır hissesi olan alır Tarihler 21 mayıs 1864 yıllarını gösterdiği saatlerde Ruslar mitralyöz ve tüfek sesleri ile köyleri işgal ettiler bir çerkes atasözü derki Sevmediğin işe gönül kör gibi bakar Rus mezali Kafkas köylerini topa tuttular Ruslar pek çok kafkas köyünü işgal ettiği zaman şeytanın ilk hedefi yalnız olanlara saldırmak oldu çerkes kemalin mümine hanımını iğfal edip süngülerle dipçiklerle Allah Tealanın nişanelerini şehit ettiler Şeytanın ikinci hedefi Rabbim Allah diyen sabah el hayr hayırlı mübarek sabah diyen cami cemaati oldu toplan camiyi hedef aldıklarında 33 şehit vardı pek çok çerkes insanı 21Mayıs 1864 günü katletildi bir damla petrol için nice kanlar döküldü Ya Rab ve pek çok yiğit can göklere uçup sana kavuştu şehadetlerini kabul eyle Yenilmez osmanlı yıkılmaz devlet Cenab-ı Mevla cehennemi yedi kapı olarak yaratmıştır. Nitekim şu Ayet-i Kerime'de bunu bize açıkça bildirmiştir: "Onun yedi kapısı vardır." (Hicr Suresi, 15/44.) Yıldırım Beyazıd taht odasının kapısını Bismillahirrahmanirrahim
1000Kitap
Tasavvuf kendini bilmezlerden öğrenilemez
Bir yanlışı meşrulaştırmak o işi yapandan daha büyük yanlıştır.Prof:Hasan Onat Sosyalist Sovyetler Birliğinde Yüzbaşının oğlu babasına büyüyünce general olacağım der.Babası olamazsın çünkü generalin oğlu var der.Rus atasözü Herkes eşit şansa sahiptir.Fakat toplanan milyarlarca para gayrimenkuller sadece Gavs deyip insanları aldatan böylece kendine ve nesline çalışmadan miras bırakan kişilere aittir.Bunların imamlığı kesinlikle geçerli değildir.Tarikat vakıf malıdır.Babadan oğula geçmez.Menzildekiler Allah’a değil kula kul olmuştur.Neymiş Allah dostu,diğerleri Allah’ın düşmanımı ulennn.Niye babadan oğula milyarlarca para gayrimenkul geçiyor,yanındakileri küçücük görüyor bunlar.Herkes eşit fırsatı hakeder.Delikanlısanız evlatlarınızdan başkasına bırakın vakıf malının.Devlet bu sahte vakıflara destek veriyor.Tarikat, kârhane olunca bozulmuştur tarikatten sayılmaz.Bunlar Haşimi değil,ümeyye oğlu bunlar.
aşırı gaza geldim snrm uluycam
682 yılından itibaren Çin’e karşı defalarca seferler tertip edildi. Bunlar arasında Çinlilerin büyük kayıplar verdiği şiddetli muharebeler olmuş, sivil halktan da ölenler olmuştur. Baskınların şiddeti, halkın kendisini müdafaaya mecbur hissetmesi Çin’i yeniden harekete geçirdi. Merkezden Göktürk hareketini durdurmaya yüksek rütbeli bir başkumandan gönderildi. Bu kumandanın da Tang-şu’ya göre pek faydası olmadı. Zira aynı yıl içinde Türk orduları aynı bölgeye 5 akın daha yapmışlardı. Bunların hepsinin başında İlteriş-Kutlug bulunuyordu. Göktürkler 685’te So-çu’ya yeniden saldırdılar. Çin buna büyük bir ordu ile karşı koymaya çalıştı. Bu ordu da Göktürkleri durdurmaya muvaffak olamadı. 5.000 kadar insanın öldüğü savaşın kesin tarihi, bir Çinli generalin hal tercümelerine göre 8 Nisan 685’tir. Bu 685 tarihi Kutlug’un ikinci oğlu olan Kültegin’in doğum yılıdır. Ağabeyi Bilge bir sene önce doğmuştu. Bu büyük savaşta Türklerin önünden kaçan kumandan öldürüldü. Yerine Çin tarafından başka bir kumandan tayin edildi. Ancak bu değişmeler, tayinler Türklerin baskısı karşısında hiçbir ehemmiyet taşımıyordu. Türkler So-çu’ya 685 yılında 6, 686 yılında ise 7 sefer yaptılar. So-çu’ya yapılan 7 seferden ayrı olarak aynı yılda Tai-çu bölgesine 4 akın yapmışlardı. Türklerin hücumlarına Çin Seddi hiçbir zaman engel olamıyordu.
Tarih
Reklam