"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler.
... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis