Spartalı istilacıların Atina ordusuyla doğrudan karşı karşıya gelmeden birdenbire ve esrarengiz bir biçimde yurtlarına dönmelerini herkes şaşkınlıkla izledi. Görenler "ne oldu acaba" diyordu. Yanıt, Perikles'in, savaş meydanındaki üstün nitelikli Sparta birlikleri karşısında öylece pes etmediğiydi. Bunun yerine, ülkelerinden uzaktaki Spartalı generallerin eğilimleri hakkında sahip olduğu bilgilere dayanarak gizli bir taktik geliştirmek için aklını kullanmıştı. Spartalı genç generalin danışmanına, komutanını Megaralılara destek olmak için düzenlenen bu seferden vazgeçmeye ikna etmesi için rüşvet verilmesini sağladı. Spartalıların komutanı, Pers Savaşları sırasında kötü bir itibar edinmiş olan Pausanias'ın yirmi beş yaşındaki oğlu Sparta kralı Pleistoanaks'tı. Perikles bu gizli planını tasarlarken şüphesiz yalnızca Pausanias'ın rüşvetçiliğini değil, aynı zamanda Pers Savaşları sırasında Perslere yardım eden Tesalyalıları cezalandırmak üzere MÖ. 470'lerde düzenlenen sefere komuta ettiği sırada Sparta Kralı Leotykhidas'ın düşmandan nasıl rüşvet aldığını da anımsamıştı. Perikles Atina'yı kurtarmak için, yurttaşlarına kendi çıkarlarına odaklanarak para kazanmayı yasaklayan Sparta kanunlarını ihlal etmeleri için zenginler tarafından baştan çıkarılan Spartalı liderlerin ya da en azından bazılarının bu kanıtlanmış zayıflıklarından yararlanmıştı. O yıl Perikles general olarak hizmet ettiği dönemdeki idari ve mali tasarrufları nedeniyle kamusal teftişe tabi tutulduğu sırada herhangi bir açıklama içermeyen büyük bir miktarın nereye harcandığı sorulduğunda, sonradan meşhur bir özdeyiş haline gelecek bir yanıt verdi: "Gereken yere".
Sayfa 178 - Örtülü Ödenek.·Kitabı okudu
"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler. ... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis
Sayfa 314 - isyan·Kitabı okudu
Reklam
…hikâyeye göre Einstein aynı soruları daha önce sormuş olduğu bir sınıfa tekrar aynı sınavı yapmak için yola çıkmış. Gördüklerinden endişelenen ve bunu profesörün dalgınlığına veren asistanı Einstein'i uyarmış. Profesör sadece gülümsemiş ve eklemiş "Sorun yok, cevaplar değişti."
Sayfa 289 - Cevaplar Değişti·Kitabı okudu
Alıntı
Ürdün güçleriyle Filistinli fedailer arasında süregiden çatışmalar Eylül 1970'te tam bir iç savaşa dönüştü. Bu savaş FKÖ'nün Ürdün'den ihraç edilmesiyle sonuçlandı. Ürdün ordusunda görev yapan Filistinliler, kendi kardeşlerine karşı çarpışmayı reddetti ve ordudan terhis edildiler.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı
Ve 1997 senesinin sonbaharında ailemizin başına akıl almaz bir felaket geldi. İki genç Filistinli, Kudüs'ün Ben Yehuda Sokağı'nda kendilerini havaya uçurup yeğenimi öldürmüşlerdi. Smadar, arkadaşlarıyla beraber okul kitapları alıyordu. Hemen öncesinde annem bizi Kaliforniya’da ziyaret etmiş ve İsrail'e yeni dönmüştü. Eğer o gün yeğenim anneannesini havaalanında karşılamaya gitseydi ölmeyecekti. Bütün bunlar olurken ben Güney Kaliforniyadakı huzurlu evimde çaresiz ve dilim tutulmuş bir halde oturuyordum. Smadar ailemizin ilk kız torunuydu ve iki hafta sonra 14 yaşına basacaktı. Beraber çok keyifli vakit geçirilen çocuklardandı; aynı anda hem masum hem de çok zeki görünen kocaman gözleri vardı. İki sene önce bir Yahudi genç kızın bir kadına dönüşme töreni olan Bat Mitzvah'ından hemen önce bizi Coronadoda ziyarete gelmişti. Saçları uzun, düz ve o zamanlar bal rengiydi. Çok tatlı ve biraz da utangaç bir kızdı. Bizimle geçirdiği birkaç günden sonra bütün cümlelerine "Neyse" diyerek başladığını fark ettik, anlaşılan Gila'ya özeniyordu.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Alıntı
Bir keresinde bütün birlik ile beraber dışardaydık, otobüste amirim olan subay ile aramızda, görünüşte samimi bir diyalog geçmişti. Kendisi orduya hayran bir yarbaydı, arkadaşlarım ve benim gibi İsrail'i ve IDF'nin Batı Şeria ile Gazze'de yaptıklarını eleştirenlerden nefret ederdi. Bir ara ona bir tuzak kurmaya karar verdim. "Moshe" dedim, birbirimize ilk adımızla hitap edecek samimiyetteydik "niye Batı Şeriadaki bir yerleşimde yaşamıyorsun ki?" "Hakikaten, neden bilmiyorum." Gerçek olamayacak kadar iyi bir cevaptı. Tuzağa düşmüştü. "Çünkü Batı Şeria sonunda Filistinlilere teslim edilince seni de geri göndermeleri gerekecek o yüzden." Bütün otobüs kahkahaya boğuldu. Moshe, yolculuğun geri kalanında sessizdi fakat arkadaşlardan öğrendiğime göre üsse döndüğümüzde bu yaptığımı bana ödeteceğine yemin etmişti. Bana o kadar hınçlanmış tı ki bir keresinde bir sandalyeyi alıp üzerime fırlattı.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam