3ten sonra herhangi bi saatte.. senin gönlün dâima meshûr ve müsahhardır minvalinde bir ağırlık takılırsa zihnimin iplerine, kedilerin gün aşırı oynayıp yumak haline getirdiği o ipi boynumdan çıkartmam gerekir. bazı şeyler hep çok ağırdı, portakal hep çok nadirdi farsça bir şarkıda ve sen hep aynı gözlerde sakladın kirlerini.
kimse gelmez, kimse duymaz çünkü kimse dinlemez ama ben bazen kapının arkasında birisi olduğunu düşünürüm. birisi kapının önünden geçerse ayak sesleri bana geldi sanırım. yalnızlığı cisimler ötesi bildiğimden sözünü edemediklerimde dönüp kendi kendime sarıldım, daha ötesi yoktu. bunu ilk yaptığımda, kendi kollarımı omuzlarımda ilk defa hissedip de hıçkırıkların sessizliği böldüğü odada, daha yalnız olamayacağını idrak ettim insanlığın. hiçbir büyük söz edilmemeliydi nefes üstüne. Lunara ne işgüzar bir hayalet ki insanı bu saatte yakalarmış, insaf et hiç var olmamış hayaller ve unutulabilecek acılar hatrına insaf et de bırak zihnimi ve iplerini. öyle korktum ki gerçek olmandan... hiç gerçek olamayacak olmadan bile çok. hala ateşin her şeyi yakmasını bekliyorum yangının sönmesi için.