1/10
·236 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:46
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, yazarın üslubu çok çiğ. Sürekli kadınlara bir hakaret durumu var. Sürekli kadınlardan kal*ak, or...pu diye bahsetmesi midemi bulandırdı. Bir kerhaneden bahsederken oraya giden erkekleri çapkınlık ve zevk için gelen adamlar diye değerlendirip kadınlara bu şekilde hitap etmesi mide bulandırıcı… Zaten hep böyle değil midir? Namus sadece kadınadır, erkeğin elinin kirdir. O devirde de aynıymış, bugün de aynı… Kitap konusuna gelecek olursak on yedi yaşındaki Kalyopi'nin nasıl genel eve satıldığı ve sonrasında nasıl kurtarıldığını ele alıyor… Ama şu bir gerçek ki 200 küsur sayfa boyunca aynı sözleri dolandırıp dolandırıp duruyor yazar. Sevmedim, hikâyenin cazibesi kalmadı kadınlara ettiği hakaretlerden sonra. Son ana kadar kızdan şüphe duyarak başka erkekleri kapısına göndermesi de cabası… Kimse felsefe yapmasın, vay en çok eser vermiş yazarlardan falan diye… Hiç de öyle değil. Devrine göre çalkalamış bir adam. Okunur mu? Okunmaz. Sevdim mi? Hayır. Berbat. Üstelik o kadınlar kal*aksa, o kadınlara rağbet gösteren erkekler de bir numaralı pez..nktir bunu söylemeyi unutmuş zat-ı şahaneleri. Okumaya değmez, zaman kaybı.
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,426 okunma
GERÇEK KIYAMET İNSANIN İÇİNDE KOPANDIR!
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:24
Bir insanı hayatta tutan şey gerçekten umut mudur? Yoksa bazen sadece unutamamak mıdır?.. Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere Oğuz Yılmaz ’ın Şimal Yıldızı kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım! Öncelikle şunu söylemeliyim ki bilimkurgu, çok sık tercih ettiğim bir tür değil. Ben daha çok edebi yönü güçlü, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen, melankolik tarafı ağır basan kitaplarda kendimi buluyorum. Bu yüzden Şimal Yıldızı’nı okurken de dikkatimi en çok çeken şey kurulan distopik dünya ya da teknolojik unsurlar değil, karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar oldu. Özellikle Leke karakteriyle bağ kurdum diyebilirim. Çünkü kitabın merkezinde büyük bir sistem, bir mücadele ve bir gelecek tasarımı olsa da beni en çok etkileyen şey onun yaşadığı insani kırılmalardı. Şimal’e dair yaşadığı hayal kırıklığı, buna rağmen tamamen teslim olmaması, sorgulamaya devam etmesi ve kendince direnmeye çalışması oldukça etkileyiciydi. En çok da burada hikâyenin bilimkurgudan çıkıp insanın en tanıdık yaralarına dokunduğunu hissettim. Çünkü bazen insanın hayatındaki en büyük yıkım, dünyanın değişmesi değildir; güvendiği bir insanın değişmesidir. Asıl kıyameti orada kopar insanın… Yabancıların kötülüğüne karşı kendimizi hazırlayabiliriz belki ama sevdiğimiz insanların bizi hayal kırıklığına uğratmasına hiçbir zaman tam anlamıyla hazır olamıyoruz. Bu yüzden Leke’nin yaşadığı kırgınlıklar bana kitabın distopik atmosferinden çok daha etkileyici geldi. Gölge ile kurduğu bağ da bu nedenle hoşuma gitti. Dünyanın bütün düzenleri değişse bile insanın anlaşılmaya, görülmeye ve yanında yürüyen birine ihtiyaç duyması değişmiyor çünkü. Kitabın temelinde yer alan hafıza, duygu, özgür irade ve insanlık üzerine kurulan sorgulamaları da değerli buldum. Özellikle kusursuz
Edebiyat
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202649 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·308 syf.··
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:52
“Bazı insanlar kötülüğü seçmez,kötülüğün içine doğar.İnsan bazen karanlıkta kalır,herkes güneşe çıkamaz” Son sayfasına kadar gizemini koruyan bir polisiye okumak ister misiniz?Hadi buyurun! Sizce.. Adaletin olmadığı/geciktirildiği ya da sağlanamadığı durumlarda kişi kendi adaletini aramalı mı? Ya da.. İntikam,yaralanmış bir ruhun adalet arayışı mı,yoksa adaletin kılığına bürünmüş başka bir haksızlık mıdır?” 20 yaşında gencecik bir kız,Zahide..Evinde ölü bulunur.Eşiyle tartıştıktan sonra evini terk etmiş ve ailesinin evine gitmiştir.Üvey babasının durumu polis ekiplerine bildirmesiyle Zahide’nin kocası sorguya alınır ve nihayetinde tutuklanır.Gerçek bu mudur acaba?Yoksa görünenin altında başka şeyler de var mıdır?Bu olay,daha başka olayların ilk halkası olabilir mi? İstanbul’un karanlık ve tekinsiz sokaklarından Anemas Zindanlarına uzanan cinayetler serisi.. Kurbanlarının bedenlerinde kusursuz simetriyle açılmış kesikler bırakan,tarihe ve sanata göndermeler yapan bir katil.Ve onu bulmak zorunda olan Efsun başkomiser ve cinayet masası ekibi.. Efsun Başkomiser ne kadar uğraşsa da bir şeyler hep eksik kalır.Bulmacanın parçalarını çözdükçe yeni parçalar eklenir.Katilin bıraktığı gizli mesajları ve detayları çözmek imkânsız hale geldiğinde yıllar önce güçlü bir büyüğün oğluna ayrıcalık yapmadığı için görevinden uzaklaştırılan eski cinayet başkomiseri Cenk düşer aklına Efsun’un.Ve birlikte bu olayın dehlizlerine girdikçe olayın basit bir seri katilden farklı olduğunu,her şeyin geçmişle bağlantılı olduğunu fark ederler. Yirmi yıl önce yaşanan bir travma,birini nasıl böyle planlı bir intikam makinesine dönüştürür? Katilin kim olduğunu tahmin etsem de kitabın sonuna kadar hep bir acaba şüphesi benimleydi.Bütüne,adım adım tüm puzzle parçalarını toplayarak ulaşabileceğiniz
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202619 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Sıkıcı ve yapmak istemediğiniz işleri sizin yerinize yapacak bir ikinciniz olsa harika olmaz mıydı? Sarayın başhafiyesi Gazanfer Paşa, o kadar yoğun çalışmaktadır ki kendisine hiç zaman ayıramaz. İlerleyen yaşına rağmen bir yuva kurmayı başaramayan Paşa'ya ona neredeyse ikizi kadar benzeyen ve geçim sıkıntısı yaşayan Ahmet Şevki Efendi reddedilnesi zor bir teklifle gelir: Dublörü olup onun yapmak istemediği işleri onun yerine yapmak. Böyle bir şeye kim hayır diyebilir ki? Tabii ki Gazanfer Paşa da bu teklifi kabul eder. Gazanfer Paşa'nın eski sevgilisi Meliha ile Şevki arasında bir aşk filizlenene kadar her şey planlandığı gibi gider. Bunu öğrenip öfkelenen Gazanfer Paşa, Ahmet Şevki ile buluşur ve silahlar patlar. Peki Nişantaşı'nda işlenen bu cinayette ölen Paşa mıdır yoksa onun yerine geçen Ahmet Şevki mi? Onların yer değiştirdiğini bilen tek kişi ise Paşa'nın dostu Doktor Bedri Paşa'dır. Bakalım bu sırrı, o çözebilecek midir? Çok severek okuduğum bu kitap çok daha önce okuyucuyla buluşmalıydı. Kitap oldukça akıcı. Yazar, son sayfalara kadar merakımızı diri tutuyor. Bir oturuşta bitirebileceğiniz; aşk, kıskançlık ve cinayet gibi ilgi çekici konuların bir arada olduğu bu kitabı okuma listelerinize eklemeyi unutmayın. Kitaplı günler.
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026122 okunma
7/10
·390 syf.··
2026 54. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Mike'nin hayatına eşlik ediyoruz. Mike aralıksız çalan kapı tıklamasıyla yatağından fırladı.Rüyamı gerçek mi diye düşünürken yanında yatan kişiyi fark etti. Mike,hiç beklemediği bir teklif aldığında omzunda geçmişinin yükleriyle birlikte sıradan bir hayat sürmekteydi. Alacağı bu kararın tüm hayatını değiştireceğinden habersizdir.Hayata dair umudu kalmamış bir adam için bu bilinmezliğe sürüklenmek yoksa tek çare midir? Sadece sıradan bir adamın hayatındaki anlam arayışına değil,aynı zamanda yeraltına gizlenmiş tarihin izlerine de kapı aralıyor.Okuyucuyu davet ettiği bu gizemli macerada şu soruya cevap arıyor:Gerçeklerle aldatmacaların iç içe geçtiği bu hikâyede siz kimin tarafını seçeceksiniz?
Kusursuz GünNagihan Doğan · Yitik Ülke Yayınları · 202610 okunma
Kitap yorumum
10/10
·88 syf.··
2026 34. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:35
Bugün sizlere @alimserkancesur 'un muhteşem kaleminden gerçek bir hayat hikayesi olan Türk Damar'ı kitabını, adı tarih kitaplarında pek geçmeyen Hamit Çavuş'un hikayesini anlatacağım. Kitabın konusu: Hamit, Fetihiye Ören Köyü'nün sıradan bir köylüsüyken Balkan Harbi'nin başlamasıyla Osmanlı'nın ilan ettiği seferberlik onu anasından ve büyük bir aşkla bağlı olduğu eşi Vesile'den tam 11 yıl ayırır. ️Önce Balkan Harbi'nde Yunanlılara esir düşer ve Sakız Adası'na sürülür. Esir mübadelesiyle özgürlüğüne kavuştuğunda onu Çanakkale beklemektedir. ️Açlığın, yoksulluğun ve yanı başında yatan şehitlerin ağır kokusunun arasında vatanı için savaşır. Son kalan el bombalarıyla arkadaşlarıyla birlikte kıyıya çıkmaya çalışan İngiliz askerlerini geri püskürtmeyi başarır. ️Doğu Cephesi'nde Ruslara esir düşer, yol yapımında çalıştırılır, türlü eziyetler görür. Bir Rus askeriyle kurduğu dostluk sayesinde kaçmayı başarır. Yolculuğu sırasında karşılaştığı Kara Yılan çetesinin elinden ise "Ben Mustafa Kemal'in askeriyim!" diyerek kurtulur. ️Memleketine dönmek yerine yeniden cepheye koşar. Kurtuluş Savaşı'nda İnönü'de ve Dumlupınar'da savaşır. Açlık çeker, zulüm görür, ölümle yüz yüze gelir; ama ne düşmana boyun eğer ne de vatan sevgisinden vazgeçer. Savaşlar sona erdiğinde Hamit'e İstiklal Madalyası verilir. Devlet, bir gazi olarak ona maaş bağlamak ister çok ihtiyacı olmasına rağmen kabul etmez. Hamit'in cevabı, onun nasıl bir insan olduğunu tek cümlede anlatır: "Ben para için askerlik yapmadım! Ben vatanım, Allah'ım için savaştım!" ️Hamit 11 yıl sonra evine büyük bir mutluluk ile döner. Hiçbir savaştan sağ kurtulduğunda bu kadar sevinmemiştir ama evinde her şey bıraktığı gibi midir ️ Kitap hakkındaki düşüncelerim: Ben tarih okumayı çok severim, gerçek bir hikaye olmasından dolayı kitap
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202615 okunma