8/10
·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:02
Bugün Yunan tanrıları olarak bildiklerimizin aslında Anadolu tanrıları olduğunu anlatıyor.  Yunanlılar; İyonyalılar, Karyalılar, Sümerler, Hititler gibi Anadolu halklarının kültürlerini sahiplenmiş, Türkler ise İslamiyete uymayan her şeyi batıya itelemişler. Ayrıca bugün İslamiyete ait olduğunu sandığımız bazı geleneklerin, örneğin domuz yememek ya da sünnet, aslında Kibele’ye tapınan halkların törenlerinden kalma gelenekler olduğunu anlatıyor. Bir kurban verme geleneği; erkeklik organı kökünden kesilerek toprağa gömülür ki Kibele baharı getirsin… ya da bütün domuzlar Kibeleye kurban verildiği için domuz yemek yasaktır. Hıdırellez ya da Nevruz, Tammuz’un dirilişidir... Karşılıklı Yardımlaşmanın Evrime Katkısı kitabında okuduğum bir bilgiyi burada da gördüm; ayinler :) eski toplumlar ibadet için şarap içip ateş başında dans ederler, dans ederken en çok kendinden geçenler tanrı ile en çok bağ kuranlar olarak görülürler “Türkler geldiğinde Anadolu’nun nüfusu 21 milyondu. Doğudan gelen Türk soyu 1-2 milyon. Gelen Türkler Anadolu’daki nüfusu şişirmemiş tersine orada bulundukları nüfusa karışmışlardır. Bu nedenle biz o uygarlığın gerçek varisleriyiz çünkü o kültür Anadolu’da doğup gelişmiştir. Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir.” 
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005568 okunma
8/10
·520 syf.·
2026 2. kitabı
Kitabın konusunu bir çok yerde görebilirsiniz zaten onu tekrar tekrar yazmaya gerek yok ama bende bıraktıklarını yazmak istiyorum. İnsanın çalışırsa başaramayacağı hiçbir şey yoktur yeryüzünde. Hele de bu konudaki ana motivasyonu sevdiğinin gözüne girebilmekse Martin bunun kitabını yazıyor. Ama işte Allah da sevenin kalitelisine denk getirsin insanı. Cebinizde paranız yoksa, para kazandığınız bir mesleğiniz ya da birilerine menfaatiniz yoksa insanlar bir yere kadar bakıyor suratınıza.Ünlü bir yazar olana kadar çok kişi sırtını dönse de kendisine inancını kaybetmiyor asla. Bu inanca ben de hayatımda sahip olmak isterdim açıkçası. Martin hedeflerine ulaştıktan sonra mertliğini kaybetmemesi tüm etrafının hayatını iyileştirme çabası çok güzel örnekler teşkil ediyor. Gel gör ki üst sınıfın insanlarının ünlü olduktan sonraki tavır değişikliklerini çok yoğun hissediyor ve bırakın çevresinden, sevdiğinden bile soğuyor. Hatta hayattan bile. Hangimiz soğumayız ki. Ye kürküm ye cümlesi belki de bu kitabı tek cümle ile özetliyor. Şunu da hissediyorsunuz olanları okuyunca; bir şeyler elde edilince, bir şeylere kavuşulunca eskisi gibi heyecan duymuyor insan, bir boşluğa düşüyorsunuz.Umarım kimsenin düştüğü boşluk Martinin düştüğüne benzemesin. Kitabı okurken az çok tahmin edebilirsiniz olacakları ama sonu üzdü beni. Son kelimeye kadar bir umudum vardı aslında. Okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·224 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Öncelikle daha önce mater serisini okuyup beğenen biri olarak Serkan Karaismailoğlunun akıcı ve gizemli dilini, yazımını seviyorum. Fakat bu kişisel gelişime giren kitabını okurken bazı bölümlerde biraz fazla aykırı(saçma) buldum. Verdiği bilgiler ve içerikleri yine beğendim. Beğenmediğim kısma gelirsek özellikle bir bölümden bahsetmeden duramayacağım. Bebekli bir ailede kadının sakinleştirici, erkeğin ise bebeği heyecanlandırdığını açıklıyorken geceleri bebek uyandığında erkeğin sakinleştirmesi zor olur diye hep kadın yapsın herkes görevini yerine getirsin demiş lakin bu ve bu tarz bazı bölümler çok itici geldi dünyada herşey görevine göre yapılmıyorken işine geldiğinde öyle yapılıyormuş gibi… Dediğim gibi bazı yerleri dışında kısmi olarak beğendim. Sayın Serkan Karaismailoğlu seni severdim ta ki kaleminden kişisel gelişim okuyana kadar. Nörobilim roman konusunda çok sevdiğim ama kişisel gelişimde aynı şeyi söyleyemediğim birisin artık. Bu arada mater serisi sonrasında çoğu kitabını almış biri olarak kitaplığımda olan diğer kitaplarını da okuyup incelemelerime devam edeceğim.
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,4bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 07:36
HÜLYA AYDIN AREL-VERANDADA SON YAZ . . . Bazen bazı kitapların o an okunması gerektiğini düşünüyorum. Bir kitap elimize durduk yere gelmiyor bir zamanı var geliyor, okuyoruz ve bize çok şey katıp kitaplıktaki yerini alıyor #verandadasonyaz kitabı tam da benim için böyle bir anda elime gelmiş oldu. Hayattan ,yaşanmışlıktan, aşktan, umuttan, varlığımızın değerinden, yaşamımıza girenlerden, pişmanlıklardan ,nefretten, sevgiden her şeyden aslında evet hayatımızdaki her şeyden gerçek hayat hikayelerinden oluşan bu kitapta okuduğum birden fazla hayatın içerisine konuk oldum. Ayakları üzerinde duran Leyla'yı,Alaçatı denilince bulduğu huzuru, yeşilliği orada tanıştığı adamla evlenip mutlu olduğu hayatı, kendi hikayesini yazmak zorunda kalan Piraye'yi,Liva'nın yaşadığı kırgınlıkları.... Hepimiz yaşıyoruz bunları belki çoğunu unutuyoruz, atıyoruz bilinmezliklere, çünkü hatırlamak acı veriyor. Ama en önemlisi biziz, kendi değerimiz, kendimizi önemsediğimiz kısacık anlar, mutlu olduğumuzdaki yükselen enerji . Kendimi hatırlamama, tekrar ne kadar değerli olduğuma,pişmanlıklarımı boş vermeme ve her daim mutlu olmayı aşıladı bana bu kitap. İyi ki bu hikayeleri okudum, her birinden ders aldım yazarın da dediği gibi "Hayat bize güzel insanlar getirsin temennisiyle" Bir başka kitap yorumuyla buluşmak üzere
Varendada Son YazHülya Aydın Arel · Ludena Yayınları · 20263 okunma
Buzullar Arasında Bir Kış
7/10
·96 syf.··
2026 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 03:04
Klasik Jules Verne işte :D ilkokul günlerime döndürdü beni gerçekten. "Balonla Beş Hafta" okuduğum ilk kitabıydı. Sonrakilerin hepsi gibi o da akıp gitmişti. Şimdi de bu kısa öyküyü okuyunca o günlere döndüğümü hissettim. Dimağıma o tat çalındı yani :D Yarın okul var ama ben uykumu getirsin diye birkaç sayfasını okuyayım dediğim kitabı bir çırpıda bitirdim. Saat üçü geçmişken de incelemesini yazıp yatayım bari dedim. Bundan sonrası spoiler içerebilir. Başta dediğim gibi, aktı gitti gerçekten. Korkusuz Kız adlı gemisiyle sefere çıkan Kaptan Louis Cornbutte tehlike sinyali aldığı bir uskunanın yardımına koşmak üzere iki tayfasıyla gemiden ayrılır fakat bir daha geri dönemez. Gemiyi babaocağı Denkerque'e ikinci kaptan André Vasling geri getirir. Oğlu Louis'in öldüğüne inanmayan ve kendisi de kurt bir denizci olan Jean Cornbutte mürettebatı ile birlikte onu aramak üzere yeniden denize açılır. Tabii bu sırada yanında dostu Panellan ve Louis'in de nişanlısı olan yeğeni Maria vardır. Türlü engel ve tehlikeler atlatılır. Sonunda Louis bulunur. Ancak gemide bir isyan baş gösterir. Maria ile evlenmek isteyen ikinci kaptan André Vasling kayıp Norveçlileri de yanına alarak kahramanlarımızı öldürmeye çalışır. Fakat gemiye saldıran ayılar sayesinde bu durum gerçekleşmez. Jean Cornbutte ise isyancıların limon stoğunu saklamalarından ötürü skorbütten hayatını kaybeder. Diğer karakterler eve sağ salim ulaşır ve beklenen evlilik sonunda gerçekleşir. İşte böyle... Çocukluğumuzun yazarı Jules Verne'den her anı dolu dolu bir macera hikayesi :D
1000Kitap
Buzullar Arasında Bir KışJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,9bin okunma
Puan vermedi·302 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 09:48
Defalarca okuduğum Momo'yu bu defa 6 yaşındaki oğlum Elyesa ile birlikte okuduk. Daha önce kanaatlerimi yazmış olduğum için bu defa kitap hakkındaki kanaatleri oğlum dile getirsin istedim. Elyesa ile kitap üzerine konuşmalarımız şu şekildeydi: - SERCAN: Kitapta neler anlatılıyordu? - ELYESA: Duman adamlar, Momo, arkadaşları... - SERCAN: Peki, kitap bize ne söylüyor? - ELYESA: Zaman çok önemlidir. - SERCAN: Duman adamlar ne yapmaya çalışıyor? - ELYESA: Zamanı çalmaya çalışıyor. - SERCAN: Zamanı çalmak ne demek? - ELYESA: Yani insanları boş yere oyalayıp, onların zamanını çalmak demek. - SERCAN: Peki insanların zamanı çalınmasaydı insanlar zamanları nasıl değerlendirirdi? Duman adamlar neylerden uzaklaştırdı onları? - ELYESA: Güzel şeyleri yapmaktan. - SERCAN: Mesela nedir güzel şey? - ELYESA: Mesela berbere yaptıkları... Anneannenin yanına haftada bir git dedi. Kuşunu sat dedi. - SERCAN: Başka? - ELYESA: Anneanneni bir tane huzurevine koy dedi. - SERCAN: Kitabın en çok hangi kısmı etkiledi seni? - ELYESA: En sonu etkiledi. - SERCAN: En sonunda ne vardı? - ELYESA: SON yazan yer. Başka hiç kimsenin göremeyeceği bir şeymiş.
MomoMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 201382,4bin okunma