Geyikli Gece

Geyikli Gece
@geyiklig
neler neler...
" Sonunda o kadına rastlamıştı, bir gün gelip karşılaşacağına dair uzaktan uzağa bir umut beslediği kadına. Masada onun yanında oturmuştu. Onun elini elinde hissetmiş, gözlerinin içine baktığında güzel bir ruhun hayalini görmüştü. Bu ruhun pırıldadığı gözlerle, bu ruha bir ifade, bir biçim kazandıran et, bu ruhun kendisi kadar güzeldi. Onun bedenini bir et yığını olarak düşünmemişti, bu, onun için yepyeni anlatılmaz bir şeydi."
Sayfa 38
Edebiyat
Reklam
"...onların kabilesinden değildi ve onların dilini konaşamıyordu; sorunu kendi kendine işte böyle koydu. Onların cinsinden olmak için sahtekarlık yapamazdı, maskesi düşerdi sonra, üstelik maske takınmak onun yaradılışına çok uzaktı. Onun iç dünyasında yapmacığa, hileye yer yoktu. Ne olursa olsun, ne ise o olmalıydı. Henüz onlar gibi konuşamıyordu, ama yine de, zamanla konuşacaktı. Buna karar verdi. Ama bu arada da konuşması lazımdı ve bu konuşma, kendi usulünce, doğal ses tonu biraz daha aşağı perdeden ve onları fazla sarsmayacak bir şekilde olmalıydı. Ayrıca, kendine tanıdık gelmeyen hiçbir şeye, hatta susarak kabul eder gibi görünmek suretiyle bile bildiğini iddiaya kalkışmayacaktı."
Sayfa 29
Edebiyat
"Hayata dair düşüncelerini derinden etkileyen, sarsan, aynı zamanda da en üstünde yer alan bu kişilere nasıl davranması gerektiği sorununu nasıl aşacaktı?"
Sayfa 24
Edebiyat
"...Öyle olsun diye karar verdi, bu yeni dünyaya alışmak, ona kalmış bir şeydi. İstediği zaman yöntemini öğrenemediği hiçbir şey görmemişti daha; işte şimdi, içindekileri kızın anlayacağı gibi anlatmayı öğrenmek istemesi için de uygun zamandı. 'Kız', onun ufku üzerinde gittikçe büyüyüp, irileşiyordu."
Sayfa 18
Edebiyat
"Genç adam, gümüş gibi kahkahası var, diye düşündü kendi kendine, çın çın öten gümüş çanlar gibi; o anda, bir an için, uzak bir ülkeye götürüldü...
Sayfa 17
Edebiyat