"AKAD: Hatırlamıyorum nerede ama demek değişik yerlerini beğenenler var. Sonra bir de konunun sadeliği, yalınlığı. Yani anlatımın yalınlığının yanında bir de konu var, hiç de öyle girift, karmaşık değil. Gayet sade, hikâye sıradan bir hikâye. Tabii, onu da Sait Faik'in güzelliğine borçluyuz."
"Akad'ın Vesikalı Yarim'deki gerçekçi yaklaşımını destekleyen en güçlü unsurlardan biri olan diyaloglar, gündelik hayattakine yakın bir biçimde, süsten ve abartıdan arındırılmış bir dil anlayışı üzerine kurulmuştur. Konuşmaların görüntülere baskın olmaması ve çoğu kez mizansendeki gerçekçiliğe uygun bir doğallık taşıması, karakterlerin konuşmalarındaki sadelikle birleşerek filmin inandırıcılığını artırır. Sadelik ve kısa cümleler karakterler arasındaki ilişkilerin ve bu ilişkiler aracılığıyla kimin kim olduğunun anlatılmasını engellemez; aksine konuşmalara derinlik kazandırır."
Kahraman Tazeoğlu gibi yazarların çok okunduğunu, hatta bu site gündeminde üst sıralarda olduğunu öğrenince şaşırmadım elbet. Biliyorum ki her zaman ve her dönemde popülist yazarlar okurlarımız tarafından daha fazla rağbet görmüştür. Çünkü ne yazık ki bu ülkede nitelikli okur sayısı az, niteliksiz okurun sayısı çok. Peki nedir nitelikli ve niteliksiz okur. Bunu biraz açayım.
Nitelikli okur; bilgili, donanımlı, kültürlü okurdur. Okuduğu metni çözümleyebilen, hangi amaçla okuduğunu bilen okurdur nitelikli okur.
Niteliksiz okur ise; Kahraman Tazeoğlu gibi; insanların yüzeysel ve arabesk duygularına seslenen, basit, vıcık vıcık duygusallık kokan ve saçma sapan benzetmeler, ironiler barındıran yazarları tercih eder. Çünkü bu tür okur duygusal patlama ve haz yaşamak için, kendini yazılanlarla özdeşleştirip karşı cinse yapılan "ben çok iyiydim, sen kötüydün" tadındaki mantıksız iğnelemelerle rahatlatır. Kısacası sorgulamayan, düşünmeyen, ne için okuduğunu bilmeyen okurdur.
Nitelikli okur olmak için araştırmak, seçici olmak, ne için okuduğunu bilmek lazım. O zaman okuduklarımızın bize ve çevremize faydası olur, ancak o zaman ilerleyebiliriz. Her zaman söylüyorum, kitaplar bize bir şey katmıyorsa çok okumanın bir anlamı yok.
Herkese iyi okumalar.
"Vesikalı Yarim'de filmin duygusal atmosferini yaratan görüntüye dayalı unsurlardan biri de ışığın kullanımıdır. Geleneksel anlamda, popüler filmlerin gerek öykü gerekse görüntü açısından seyircinin aklını karıştırmayacak biçimde açık ve anlaşılır olması beklenir; bu da genel aydınlatma yöntemini öncelikli kılar. Ancak daha ilk yıllardan itibaren ışığın, filmin atmosferini, dramatik etkisini yaratmadaki önemi ve seyircinin hem karakterlerle hem de "durum"la özdeşleşmesini sağlama konusunda sunduğu olanaklar anlaşıldığı içindir ki bazı sahneler, ışık kaynaklarının yeri, niteliği ve ışık yönlerindeki çeşitlenmeler aracılığıyla farklı biçimlerde aydınlatılır. Bunun yanı sıra çerçeve içindeki aydınlık/karanlık bölgelerin yarattığı yüzeyler aracılığıyla ortaya çıkan derinlik etkisi de klasik gerçekçi tarzın vazgeçilmez bir unsurudur. Hem teknik olanakların sınırlılığı hem de iç işleyişin kendine özgü koşulları, Yeşilçam filmlerinde ağırlıklı olarak genel aydınlatmanın tercih edilmesine neden olmuştur. Vesikalı Yarim'de Akad'ın, derinlemesine görüntü düzenlemesi ve oyuncu hareketlerini esas alan görsel tarzı, bu sınırlılıkların aşılmasına imkân vermiştir."
"Filmde kameranın işlevi, hareket yaratmak ya da konuya merak unsuru katmak değil, önündeki kurmaca dünyada olup bitenleri kaydetmektir. Kameranın bu şekilde kullanılması, daha önce belirtildiği gibi, Akad'ın üslubunun en belirgin özelliğidir. Öyküdeki gerilimi olaylar ve eylemlerle değil, temanın kuruluş süreciyle yaratan Akad, anları, durumları, halleri sabit ve olabildiğince nesnel bir noktadan anlatmayı seçer. Kamerayı karakterlere yaklaştırmak yerine karakterleri kameraya yaklaştırır. Sahnelerin duygusal niteliği, esas olarak mizansen ve kamera konumlarındaki değişimler aracılığıyla ortaya konur. Derinlemesine görüntü düzenlemesine ve çerçeve içindeki düzlemlerin birbiriyle ilişkisine dayalı bir mizansen anlayışı, toplu çekim ölçekli, uzun sabit çekimleri beraberinde getirir. Böylece seyirci, ileri geri kaydırmalar ya da hızlı bir kurguyla yönlendirilmeden, çerçevenin içini yeterince değerlendirebilme imkânı bulur. Çevrinmeler de aynı anlayışla kullanılır. Kamera, insan gözünün dikkat aracılığıyla yönlenmesi gibi hareketleri yavaşça izler. Çekim sürelerinin uzunluğu ve hareketi izleyen yavaş çevrinmeler hem Akad'ın gerçekçi üslubunun gücünü artırır, hem de Vesikalı Yarim'in hüzünlü atmosferini yaratan unsurların başında gelen sakin tempoyu inşa eder. Yalın bir öykü yalın bir film diliyle anlatılmış olur."