Görünmez bir kum saati akıyor içimde,
Zaman, parmaklarımın arasından sızan bir ince sızı.
Bir mum gibi erirken kendi ateşinde,
Görüyorum aynada o yorgun, o yabancı yüzü.
Bitiyorum her nefeste, azar azar, derinden,
Bir yaprak daha düşüyor ömür ağacından.
Kimse anlamıyor bu sessiz eksilişten,
Geriye sadece bir iç çekiş kalıyor acıdan.
Ne dün tutabiliyor beni, ne yarın çağırıyor,
Sanki bir eşikte asılı kalmış adımlarım.
Göğsümde daralan şu gökyüzü dar geliyor,
Eksildikçe çoğalıyor içimdeki o derin yarım.
Bir nefes... Bir yaşamı sığdırdığım o an,
Hem var eden beni, hem yavaşça tüketen.
Sonsuz bir döngü bu, zamana meydan okuyan,
Ve her nefeste, benden bir parça daha alıp giden.