Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
"İnsanın bu dünyadaki bütün çalışması köpükten öte bir şey değil. Geçici düzenler köpükler gibi uçar gider ya, bizim o şanlı, o muazzam uygarlığımız da köpükler gibi uçtu gitti işte."