İnsanoğlu dünyaya gelirken beraberinde, bedensel ve ruhsal açıdan kendine özgü bir mizaç eğilimini de getirir ve kişiliği nedeniyle, tanıştığı aile ortamına ve ailenin ruhuna uyum sağlar.
Tanrı’nın, bir yaratığın öbürünü yuttuğu ve yaşamın yalnızca ölmek için doğmak demek olduğu bir çelişkiler dünyasını yaratmayı amaçladığını düşünmek de pek mantık dışı gelmiyordu.