Momo, herkesi her şeyi dinlerdi. Böcekleri, otları, yağmuru, hatta ağaçlar arasında dolaşan rüzgarı bile. her biri ona kendi dilince bir şeyler anlatırdı. Bazı akşamlar, bütün arkadaşları evlerine döndüğü vakit, o tek başına yıldızlı gökkubbenin altında taş basamaklara oturur ve o görkemli sessizliği dinlerdi. Bazen de kocaman, dev bir istiridyenin içinde oturup yıldızlar alemini dinliyormuş gibi olurdu. işte o zaman hafif ama gizemli bir müzik yüreğine dolardı sanki.