“Herkes duysun bilsin ki, varsın nefesim söylediklerim yüzünden kesilsin. Ben doğru bildiğimi söylemekten caymam!” ÂŞIK İSMAİL MAŞUKİ
Osmanlı döneminde Alevilerle ilgili hüküm, fetva, ferman ve buyruklarda ‘Işık Taifesi, Kızılbaş ve Rafizi’ terimi kullanılmış! Peçevi tarihinde Işıkçılar kastedilerek “Işık Taifesi, mezmun (ayıp) bir taife olduğu gibi kâfirden daha kâfirdirler” denilmekte! Kızılbaşların-Alevilerin katline dair dehşet verici, fetvalar, fermanlar, buyruklar, hükümler ve raporlar dönemin egemen sınıflarının, Aleviliğe bakışını çıplak bir biçimde, özetlemektedir. Tarihsel süreçte, fetva ve fermanlarla iftiralara maruz bırakılıp sürgün ve katledilen Aleviler, günümüzde bir başkasına özenme (benzeşme), asimilasyon ve manipülasyonla (hileli yönlendirme) yok edilmeye çalışılıyor.
OSMANLI’DA KIZILBAŞLARIN-ALEVİLERİN KATLİ İÇİN VERİLMİŞ FETVALAR
Yavuz Sultan Selim’in (1512) Alevi kırımı yapabilmek için Müftü Hamza’dan aldığı FETVA:
“Ey Müslümanlar bilin ve haberdar olun ki, reisleri Erdebil oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu, Peygamberimizin şeriatını, sünnetini, İslam dinini, din ilmini, iyiyi ve doğruyu beyan eden Kur’an’ı küçük gördüler. Yüce Tanrı’nın yasakladığı günahlara helal gözü ile baktılar. Kutsal Kur’an’ı, öteki din kitaplarını tahkir ettiler ve onları ateşe atarak yaktılar. Hatta kendi melun reislerini Tanrı yerine koyup ona secde ettiler. Hazreti Ebu Bekir’e, Hazreti Ömer’e sövüp, onların halifeliklerini inkâr ettiler. Peygamberimizin karısı Ayşe anamıza iftira ettiler ve sövdüler. Peygamberimizin şeriatını ve İslam dinini ortadan kaldırmayı düşündüler. Onların burada bahsedilen ve bunlara benzeyen öteki kötü sözleri ve hareketleri benim ve öteki bütün İslam dininin âlimleri tarafından açıkça bilinmektedir. Bu nedenlerden ötürü şeriat hükmünün ve