YALAN RENKLİ MÜREKKEP
Kafaya takma yalanı, Yalandan olanı. Hissiz rüzgârları, Beyhude saçmalıklar üzerine. Koyu, kopkoyu bir yalan, Evet kimse yorulmuyor hiç bir zaman. Yirmi dört saat içinde, Herkes birbirini unutacakken, Sersemlik diz boyu her seferinde. Sihri atmosferinde, Uyuşukluk beyinde, Koyulaşıyor ve daha da koyulaşıyor. Bütün rengin içine, Her sahte dolanır bezene bezene... Karmaşıklığa açık ton katamazsın, Bile bile, isteye isteye... Bir varlığına her zaman içinde, Kocaman yalanı bu işin. Birilerinin karın ağrısı tutuyor hep, Saçmalığa bulanıyor. İstenmeyen her yolda, Bir çatlak çıkıyor mutlaka hep. Yoğun bir saçmalık üzerine, Yemin içecek çok insan var demlerinde. Bu uzun yolu gitmek istemiyor insan, Bir şey katmayacak düşüncesiyle.
Edebiyat Şiir
CYRANO DE BERGERAC filminden bir alıntı;
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… Tek başına… Özgür olmak…
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gitmek gerek dostum,bedenini alıp gitmek gerek başını alıp gitmek gerek Bir bavul alıp gitmek gerek, bilirsin hani gitmenin fevkalade bir yalnızlığı vardır.onu bulmak gerek..
Edebiyat & Roman
Yolun ortasında küçük bir çocuk dileniyor. Etrafından araçlar geçiyor. Hava buz gibi. Çocukcağız donuyor. Üzerinde bir mont bile yok. Yırtık pırtık bir kazak, pantolon ve ayakkabı. İnsanlar acıyıp para veriyor çocuğa. İş çıkışı saati trafik bir hayli yoğun. Fakat yol kenarında park etmiş, siyah mercedesin içindeki takım elbiseli adam hasılattan ek memnun değil. Az ileride sigara içen maşasına el işareti yapıp yanına çağırdı, "Buyurun patron." "Çocuğun ayakkabılarını da çıkar." Hüseyin bütün bu olan bitenin farkındaydı. Bütün bu dümenleri okudu, araştırdı, izledi. Ve çok sinirlendi. Remzi sosyal medya aracılığıyla yardım isteyen küçük masum kızı görünce içi parçalandı. Hemen mesaj atarak çocuğun ailesine ulaştı. Belki de uygun ilik Remzi'deydi. Hasta kızcağızın gariban babası Remzi'ye "tanıdık bir doktor var. başka yerlere gitmeye gerek yok" dedi. ... Şu an Remzi'nin ikinci böbreğini çıkarmakla meşguller. Hüseyin bütün bu olan bitenin farkındaydı. Bütün bu dümenleri okudu, araştırdı, izledi. Ve çok sinirlendi. Ahmet otobüs dolu olduğu için bir sonrakini bekledi. Hava bir hayli soğuktu ama ayakta gitmek istemiyordu. O yüzden soğuğa katlanıp yarım saat boyunca diğer otobüsü bekledi. Sonunda otobüs geldi ve Ahmet geçip istediği yere oturdu. Kısa süre sonra otobüs doldu. Yalnızca iki durak sonra otobüse yaşlı bir kadın bindi. Otobüsteki en genç kişi Ahmet'ti. Kadın Ahmet'in gözlerinin içine baktı. Ahmet tereddütsüz kalkıp yaşlı kadına yer verdi. "Sağ ol oğlum" dedi kadın. Sonra kısık sesle yanında oturan diğer kadına şöyle dedi, "Zavallı. Hayatı boyunca hep kaybedecek." Hüseyin bütün bu olan bitenin farkındaydı. Bütün bu dümenleri okudu, araştırdı, izledi. Ve çok sinirlendi. Sema soğuktan donmak üzere olan küçük dilenciye para vermek yerine üzerindeki hırkayı çıkarıp
Şimdi aramıza mesafeler girecek. Peki ya sonra unutabilecek misin? Gitmek mi çözüm kalıp savaşmak mı buna karar vermek gerek...
SAAT DOKUZDAN SONRA
Kimseye yorum yapmaya gerek yok, Sıcağı sıcağına... Olur yorgun adımlarla, Yağmuru bekleyen ölüm gelir. Her şey geçiyor baharına, Sessiz olmak daha kadirdir... Herkes gerçeği kalbiyle görüyor, Bakmak isterse ona. Olur bir anda beklemeyince, Bir mutluluk dolar buralara. Herkes kendi çemberi içine, Doluşunca ne anlar bundan... Sessiz durup gözlerle konuşmak, Martıların kanatlarından bile daha adildir... Zaman aklın içinde bir yerde, Bir nefes yeter aslında anlaşmaya. Stresi boş ver insanın gözlerinde, Herkes gitmiş tek kalmayacaksın. Bir bakmak birde oradan geçip gitmek, Tam zamanın şalterini indirmek. Bir sihir bu göze perde gibi çekilen, Bir yalan içinde kurgu. Bakmak ve görmek istersen, Her şey her şeyin içinde. Kimseye ses etmeye gerek yok, Bir yerinden yanlış anlar.
Edebiyat Şiir