Kendine Gel
Puan vermedi·
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün, sana “Yanındayım.” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı? İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka Kuşu gibi küllerinden doğacaksın. Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın.
Kendine Hoş GeldinMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201912,5bin okunma
9/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 00:04
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı : NADİR KOPYALAR Yazar Adı : PATRİCİO RAGO Sayfa Sayısı : 175 Kitap Puanım : 10 /9 Kitap İncelemem : OKUDUM - BİTTİ “Bir kitap delisinin kendi türünü anlattığı hazine sandığı” demiştim ilk gördüğümde. Sandık açıldı, içinden Buenos Aires çıktı. Patricio Rago’nun Nadir Kopyalar’ını bitirdim. Şöyle söyleyeyim: bu kitap, bir sahafın tezgâhının arkasına geçip “şimdi sana bir şey göstereceğim” dediği an gibi. Samimi, muzip, hem de ne bildiğini bilen bir hali var. İçinde 25 öykü var. Kimi bir oturuşta bitiyor, kimi bittiğinde geri dönüp tekrar okumak istiyorsun. Hali vakti yerinde kleptoman okurlar var, kitap sayfalarına gizlenmiş LSD taşıyıcıları var, ölü evlerinden çıkan kitaplıklar… Vedalar, kavuşmalar, umutlar, hayal kırıklıkları . Rago bütün bu karakterleri öyle doğal anlatıyor ki, sanki onlarla aynı sokakta yürümüşsün, aynı dükkâna girip çıkmışsın gibi geliyor. Bazı öyküler var, itiraf edeyim “keşke biraz daha uzun olsaydı” dedim. Tam parlayacakken bitiveren, havada kalan cümleler var yani . Ama belki de sahaflığın doğası bu: her tesadüf bir kıvılcım, ama her kıvılcım tam bir hikâyeye dönüşmek zorunda değil. Dolores Reyes’in dediği gibi: “Aristipo Sahaf’ta yaşanan her tesadüf bir hikâyenin kıvılcımı olabiliyor.” Olabiliyor işte, olmak zorunda değil. Bu inceliği çok sevdim. Kitabın sonunda Rago’nun okura tavsiye ettiği eserlerden oluşan bir derleme var. Yani bu kitap seni bitirdiğinde, yeni başlangıçlar için bir yol haritası bırakıyor. Benim okuma listem bu sayede bir hayli kabardı Banu Karakaş’ın çevirisi de ayrı bir pürüzsüzlük katmış. Öyle ağdalı, öyle “edebi” dertlerle uğraşmadan, su gibi akan bir Türkçe bu. Puanım: 9/10 Bir puanı, bazı öykülerin biraz fazla kısa kesilmesine ve arka arkaya okuyunca yer yer kendini tekrar eden
1000Kitap
Nadir KopyalarPatricio Rago · Epona Kitap · 202550 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 23:55
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün, sana “Yanındayım.” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağladın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı?  İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yararlanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine saracaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka Kuşu gibi küllerinden doğacaksın.  Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın.
Kendine Hoş GeldinMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201912,5bin okunma
BOŞ VER! YARIN SABAH GİDİYORUM İŞTE, AZARLAMA BENİ.
Puan vermedi
Kitap birçok şey anlatıyor ama asıl Iza Yardım ettiğini iyilik yaptığını düşünürken aslında annesinin hayatla olan bağını koparmış olduğunu fark edemiyor. Iyi niyetle yapılan ancak empati kurmadan yada istenmeden yapılan iyiliğin, birinin hayatında ne kadar acıya neden olabileceğini görüyoruz, Etelka kızına son derece kırgın ve üzgün olarak intihar ediyor, intihara giderken düşünceleri duygu yükleriyle dolu, hatta Lidia'nın sözlerinden çok sevdiği babasının düşüncelerini önemsemediğini anlıyoruz. Vince’ın cenazesinden sonra Annesini hiç sormadan evini göstermeden, Dorozs'a kaplıcaya gönderiyor hayal kırıklığı burada başlıyor, “Iza’nın kolu sertti, sesi de AĞLAMA diyordu, Bu şehri ve Vince’le yaşadığı yaşamış olduğu evi bir daha yaşamaması mümkün müydü” İlk Budapeşte günlerinde “Her gün kendi kendine, onu eski evde tek başına bırakmayan bütün işleri üstlenip onun yerine her şeyi halletmiş olan, onunla ilgilenen ve mutluluğa boğan Iza’yı anlatıyordu sonrada utana sıkıla ne yapacağını bilmez bir halde uzun uzun ağlıyordu.” Yavaş yavaş varlığının onu sıktığını anlamaya başladı ne yapmaya çalışsa engelleniyordu, alışveriş işini vermişti Hizmetçi Terez ama onunda kendisini avutmak için verildiğini anlayınca hayal kırıklığına uğradı. “Terez’e fedakarlığını kabul edemeyeceğini, yük olduğunu hissetmektense ölmeyi yeğleyeceğini anlatmadan yeniden sokaklarda aylak aylak dolaşmaya koyuldu”” Kızının Domokos’la konuşurken dinledi “”Anla beni, yalnız kalmaya ihtiyacım var, artık dayanamıyorum, hiçbir şey yapmadan, sadece tavanı seyredebileceğim birkaç saate benimde ihtiyacım var.”” “”Bu dinlemeyi yaptığı gece Vince’nin ölümünü izleyen o uzun, aydınlık ve gerçekdışı geceye benzedi”” Kızının kendisi için düşünceleri onu yıktı, hayatı sorguladı şu cümleleri çarpıcı “”Küçük Andrus
Edebiyat
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Werther'in Izdıraplı Aşk Yolculuğu
7/10
·126 syf.··
2025 25. kitabı
Werther, Lotte, Albert aşk üçgeni yakın zamanda okuduğum Franz Kafka'nın "Milena'ya Mektuplar" adlı eserindeki Kafka, Milena, Pollak aşk üçgeninin gölgesinde kaldığını söylemem gerek. Alman edebiyatının en meşhur ve birbirine çok benzer şekilde ilerleyen iki aşk serüveni. Kafka'nın ki gerçeğin ta kendisi Goethe'nin ki kurgu. Belki de o yüzden Kafka'nınkinden daha çok etklenmiş olabilirim. Goethe'nin eserindeki okuma deneyimim ise genel olarak iyiydi. Eserden bazı alıntılar: “Oradan ayrıldığım için öyle mutluyum ki! Değerli dostum, insanın kalbini anlamak olanaksız bir şey! O kadar sevdiğim, o kadar bağlı olduğum senden uzaklaşıyorum ve bundan mutluluk duyuyorum! Kız kardeşinin geçit vermez cazibesi beni hoş bir şekilde oyalarken, o zavallı yürekte oluşan sevgi için bir şey yapabilir miydim?” “İçinde bulunduğum anın tadını çıkaracağım, geçmiş geçmişte kalacak.” “Anneme her şeyin yoluna gireceğini söyle.” “Kendimi burada çok iyi hissediyorum. Yalnız bu cennet yörede kalbim için harikulade bir merhem oldu.” “Kentin yoksul kesimi artık beni tanıyor ve seviyor, özellikle çocuklar.” “Saygın biriyle daha tanıştım, prensliğin yargıcı, içten ve dürüst biri. Beni evine davet etti, en kısa zamanda ziyaretine gideceğim. Prensliğe ait bir av köşkünde oturuyor. “’Güzel bir hanımla tanışacaksınız, ona âşık olmamak için dikkatli olun.’ dedi teyze. Niye dedim. ‘O sözlü biri, hem de çok akıllı bir adamla.’” “Lotte’ye ‘Albert kim?’ dedim. ‘Albert akıllı bir adam, onunla nişanlı sayılırım.’” “Tanrı’nın azizlerine layık göreceği türden mutlu günler yaşıyorum.” “İşte böyle sevgili Wilhelm, dünyada en çok çocukları kendime yakın buluyorum.” “Grup içinde Lotte’den bahsedilirken sergilediğim aptalca tavırları görmelisin.” “Hayır, kendimi kandırmıyorum! Onun siyah gözlerinde bana
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Kendine Hoş Geldin Miraç Çağrı Aktaş’ın 2019 yılında yayımlanan Kendine Hoş Geldin adlı kitabı, kişisel gelişim ve öz farkındalık temalarını işleyen, samimi ve düşündürücü bir eserdir. Olimpos Yayınları tarafından yayımlanan bu kitap, okuyucularına içsel huzuru ve kendini kabul etmeyi öğütler. Kendine Hoş Geldin, bireyin kendi değerini fark etmesi ve kendisine hak ettiği değeri vermesi gerektiğini vurgular. Yazar, insanın en çok kendisine yabancı olduğunu ve duygusal olarak en çok kendisini ihmal ettiğini belirtir. Kitap, okuyucularını kendilerini bulmaya ve benliklerine geri dönmeye çağırır. Duygu dünyasının başrol oyuncusu olan benliğe “Hoş Geldin!” demek, kitabın ana mesajıdır. Miraç Çağrı Aktaş, sade ve akıcı bir dil kullanarak, okuyucularına bir dostla sohbet ediyormuş hissi verir. Kitap, özlü sözler ve alıntılarla zenginleştirilmiş olup, yaşamın zorluklarıyla başa çıkma ve kendi gücünü keşfetme üzerine derinlemesine düşünceler sunar. Yazar, insanların gelip geçici olduğunu ve en büyük desteğin kendinden geleceğini hatırlatır. “Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok” gibi ifadelerle, bireyin içsel gücüne vurgu yapar. Kitaptan Alıntılar “Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı?” “İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni.” “Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin.” Kendine Hoş Geldin, kişisel gelişim alanında önemli bir eser olarak kabul edilir. Okuyucular, kitabı genellikle içsel huzuru bulma ve kendini kabul etme yolunda bir rehber olarak değerlendirir. Kitap, hem duygusal derinliği hem de pratik öğütleriyle, bireylerin kendi iç yolculuklarında onlara eşlik eder. Eğer içsel huzur arayışında ve kendini keşfetme yolunda bir adım atmak istiyorsanız, Kendine Hoş Geldin sizi bekliyor. Miraç Çağrı Aktaş
Kendine Hoş GeldinMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201912,5bin okunma
Reklam
Reklam