İnsanoğlu işte!Birisi ağlarken,bir başkası güler
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:24
Bu yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum ve neyle karşılaşacağımı bilmeden başladım okumaya.Kitapta islami terimlerden bahsetmesi ,hayatın gerçeklerinden ve tabi yer yer sitemleri oldu.Zaten hangimiz yaşadığımız hayata bazen kızıp bazen isyan etmedik ki.Kitabın içeriğinde yok yok herşey var akıcı bir kitaptı bitirdikten sonra da baya etkisinde kaldım .Hırs,öfke,ihanet...Karakterleri öyle bir anlatmış ki herbiri gözümün önünde canlandı.Ana karakterlerden Zülküf onu öyle bir yaşadım ki yer yer üzülüp yer yer sinirlendim.Çünkü ne yapıyorsa kendine yapmış oldu .Hayattan payını aldı.Hani tam herşey yoluna girdi düzeldi deriz ya Zülküf o yolunda gitmeyen kısımda kalıyor.Aşk konusuna da değinmek istiyorum .Yazar bu kitabında aşkın çıkarlığından ve ihanetinden bahsetmiş.Unutmuyorum o sözünü ''Aşk işkencedir ,yanılgıdır''demişti.Gerçekten de öyle olmuştu .Hayat hakkında sitemleri vardı neden bu dünyaya gelmişiz derken aslında bir sorgulamaya ihtiyaç duymuş.Kitap hakkında fazla detaya girmeden anlatmaya çalıştım .Ben ilk defa okuduğum bir yazarın kitabını çok beğendim özellikle kitabın sonlarına doğru beklenmedik süprizlerle karşılaşabilirsiniz.Şimdiden iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Tutkular Keder OlduNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2024655 okunma
Puan vermedi·%80 (194/240 syf.)·
Merhaba vegan değilim ve kitabı hayvan hakları hakkında bilgimi geliştirmek istediğim için aldım. incelememi kısmen ortalardayken yazacağım belki ikinci bir tane daha eklerim. Öncelikle kitabın ilk 90 sayfası veganlığı diğer insanlara anlatmak üzere iletişim tavsiyeleri veriyor burasının bana henüz çok bir katkısı olmadı ancak ikinci bölümde düşük gelirli topluluklarda vegan aktivizmi üzerine ilginç yazılar var. Özellikle eklenen Türkiye'de dezavantajlı gruplarda vegan aktivizmi kısmını çok başarılı buldum eksiksiz bir şekilde her noktaya değinmişler, işte altyapı eksikliği olsun, bizim kültürel olarak bu ideolojiye uzaklığımız olsun vb. Daha ileri kısımlarda hoşuma gitmeyen iki nokta oldu öncelikle birincisi: ben köpeklerin (fırsatçı etçiller) ve kedilerin (ya da herhangi beslediğiniz et tüketen bir hayvanın) böyle bir etik duruşta bulundurulmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Köpekler için beslenme cinsten cinse tartışılır olsa bile kedilerde taurin aminoasidi yetersizliği körlüğe ve kardiyomiyopatiye sebep olabilir. Taurin dediğim aminoasit ise çok yüksek oranlı bir şekilde hayvansal besinlerden elde edilir. Kısacası herhangi bir kedinin hayvansal gıdadan arı bir diyetle beslenmemesi gerekiyor. İkinci muhalefet olacağım nokta ise sayfa 149da iki sunucunun arasındaki muhabbet üzerine. Öncelikle tartıştıkları konu 2014te Robinson adındaki bir adamın kedi tekmeleyerek kamuoyunda infiale sebep olması üzerinedir. Sunucu 1, sunucu 2'ye şu ifadeyi kuruyor "sen et yediğine göre başka hayvanların ölümünde doğrudan rol alıyorsun o zaman robinsondan neden daha beter olmayasın?" İnsanın kediye duyduğu empati ve yediği hayvana duyduğu empati doğduğu anda gelmedi, bin yıllar süren bir süreç sonucunda şekillendi ve genetiğine işledi. Kediler ve köpekler evcilleştikleri süre
Hayvan Haklarını SavunmakGary L. Francione · Yeni İnsan Yayınevi · 20244 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma
Bizden Biri Gibi
9/10
·296 syf.··
2026 10. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:49
Gospodinov'u ilk kez okuyorum. Daha önce Bulgar bir yazar okumamıştım. Hatta Bulgar kültürü ya da Bulgar insanlarına dair de pek bir şey bilmiyormuşum. Bu kitapla beraber bize ne kadar da yakın olduklarını anladım. Çoğu yerde sanki Türk bir yazar ve Türkiye'ye dair şeyler anlatıyor gibi hissettim. Yazarın dilini kavramam 50 60 sayfa kadar bir süre aldı ancak çok sevdim. Yer yer Ahmet Hamdi ya da Oğuz Atay okuyormuşum hissi yarattı bende. Bazı yerlerdeki anlatımını o kadar sevdim ki tüm sayfanın altını çizmek istedim. Kitaba konu olan fikir çok yaratıcıydı. Kendi yaşamımda da geçmişle fazlaca hemhal olduğum bir dönemde denk gelmiş olmak hoşuma gitti. Birçok sorgulama yapmama vesile oldu. Geçmişi daha parlak ve çekici görüyor olmamızla ilgili düşündüm. İnsan o anı yaşarken o kadar parlak bulmaz ama üstünden bi 10 sene geçtikten sonra yaşadıkları göz kamaştırmaya başlar. İnsan zihni kötü anlardan ziyade iyileri hatırlama eğiliminde olduğundan mıdır bu acaba? Zihnimde tüm bu sorgulamalara sebep olduğu için pek bir keyif aldım kitaptan. Gelelim kitapla ilgili hoşuma gitmeyen yegane şeye. Kitabı oluşturan fikir bu kadar iyiyken yazar onu kurgulamada bana eksik geldi. Hele de son 50 sayfada kurgusal açıdan oldukça sıkıldım. Ne bir yere bağlandı ne bir şey oldu. Salt bir bilinçakışı okuyorduk ama akıcı ya da kitabın geneline hizmet eden bir akış değildi bana göre. Kitaba sürükleyicilik bakımından 10 üzerinden 3 veriyorum. Dil ve anlatım olaraksa 9 veriyorum.
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,741 okunma
Narsist pazarı…
8/10
·72 syf.··
2026 591. kitabı
Narsisizm Üzerine, Sigmund Freud’un insanın kendine yönelttiği sevgi ve ilgiyi anlamaya çalıştığı önemli metinlerden biridir. Freud, narsisizmi yalnızca kibir ya da kendini beğenmişlik olarak ele almaz; insan ruhsallığının gelişiminde yer alan temel bir süreç olarak inceler. Ona göre belirli ölçüde narsisizm, her insanda bulunan doğal bir durumdur. Sorun, bu yapının kişinin ilişkilerini ve gerçeklikle bağını bozacak düzeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Kitap kısa olmasına rağmen yoğun bir içerik sunuyor. Freud’un kullandığı dil yer yer akademik ve ağır gelebilir. Ancak psikanalizin temel kavramlarının nasıl şekillendiğini görmek isteyenler için değerli bir kaynak. Özellikle günümüzde sıkça kullanılan “narsist” kavramının aslında ne kadar karmaşık bir psikolojik yapıyı ifade ettiğini göstermesi bakımından dikkat çekici. Kitabı okurken aklıma sürekli günümüz geldi. Çünkü artık “narsist” kelimesi neredeyse günlük hayatta bir hakaret ya da susturma aracına dönüşmüş durumda. Bir insan hayır dediğinde, sınır koyduğunda, kendi değerinin farkında olduğunda veya herkesi memnun etmeye çalışmadığında hemen “narsist” etiketi yapıştırılabiliyor. Oysa bunların hiçbiri tek başına narsisizm göstergesi değildir. Sağlıklı benlik saygısı ile patolojik narsisizm aynı şey değildir. Daha da ilginç olan, bazı gençlerin narsist olmayı güçlü, karizmatik ya da havalı bir özellik gibi sunmalarıdır. Empati eksikliğini, sorumsuz davranışları, bencilliği veya insanları kırmayı “Ben narsistim, yapacak bir şey yok” diyerek meşrulaştırmaya çalıştıklarını görmek mümkün. Halbuki narsisizm bir övünç kaynağı değil, psikolojik bir kavramdır. Kişilik özellikleri sosyal medya etiketlerine indirgenecek kadar basit değildir. Bu nedenle bir başka önemli noktayı da hatırlatmak gerekiyor: Bir kişiye “narsist”
Narsisizm ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20201,733 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 18. kitabı
Az ama öz yazan Juan Rulfo'nun Gabriel Garcia Marquez'in büyülü gerçekçilikle bezeli eserlerine ilham olan romanı Pedro Paramo... Gerçeküstü ögeler oldukça fazla ve eser alegoriler üzerinden ilerliyor. Yine de bir çatı kurmak gerekirse herkese kötülüğü dokunmuş, adeta bir nefret objesi haline gelmiş toprak ağası Pedro Paramo ve Paramo'nun terk ettiği, annesinin hakkını araması için peşine taktığı oğlunun arayışı ile başlıyor roman. Yer yer sembollere dayalı anlatım okuru yoruyor gibi gözükse de çok duru bir dili var Juan Rulfo'nun. Okuyucusuna eziyet etmeyi istemediği çok bariz. Kitapta altı çizilesi bazı satırlar ise şöyle: "Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır." "Hayal mi? Bunun bedeli ağırdır. Bana olması gerekenden daha uzun yaşamaya mal oldu." "Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı yoktur." "Tabiri caizse, ömrümüz kurulu dünyalarımızı ikide bir yıkmakla geçmiyor."
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,280 okunma