Olması gereken ile olamayacağı anlatan bir kitap diyebilirim sanırım. İlgiyle okudum ve çok beğendim.
Elit City'de yaşayan "elit" kesim ve çocukları ile Çöp Plaza'da yaşayan aileler ve çocuklarının imkânsız birlikteliklerinin anlatıldığı bir kitap. Çocuk kitabı olması dolayısıyla bu kadar eleştirel bir kitap olacağını düşünmemiştim. Bu nedenle yazarın çok cesur davrandığını, çocuklar üzerindeki etkisinin de olumlu olacağını düşünüyorum. Farklı bir bakış açısı sunulması onlar için bir nimet. Tabii düşünebilene.
Elit City'de yaşayan pırıl pırıl çocuklarımızın bünyesi artık bu pırıl pırıllığa dayanamayacak hale gelir ve salgın, elit olan tüm çocuklarımıza yayılır. Panzehir ise zehrin kendisidir her zaman, öyle değil mi? Çöp Plaza sakinlerinin çocuklarının kanları alınır, elit çocuklarımıza verilir. City yöneticilerimiz bu şekilde kendi çocuklarını kurtarırken hiçe saydıkları diğer çocukların direncini kıracak kadar kan alırlar onlardan. Gerçeklerin er geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır ve vakti gelince her şey öğrenilir.
Kitabın sonu o kadar güzel, o kadar huzurlu devam ediyordu ki kuş tüyü hafifliğinde yüzümde yayılırken dudaklarım, yazar birden balyozu indirdi kafama. Bu son, kitaplarda bile olamayacak kadar ütopikti.
İyi okumalar :)
Çöp Plaza 1Miyase Sertbarut · Tudem Yayınevi · 2020169 okunma
Gülten Dayıoğlu'nun kurgu kitaplarıyla büyümüş, dolayısıyla buna alışmış bir okur olarak başlarda gezi yazısı mantığına çok alışamadım ama Gülten Dayıoğlu bu geziyi yaptığı ve bu kitabı yazdığı için o kadar heyecanlı ve mutluydu ki beni de yanına çekti.
Onunla tehlikeli yollarda yerel minibüslerle yolculuk edip yeni insanlarla tanışıp yeni yerler keşfettim. Kitabı okurken ara ara arka sayfalardaki geziye ait fotoğraflara dönüp bakarak zihnimde canlanan şeylere yenilerini ekledim.
Çocuklar için oldukça sade ve akıcı bir kitaptı. Tıpkı kapağı gibi...
İyi okumalar :)
Tansık III, diğer iki kitaba göre daha sıkıcı bir kitaptı benim için. Bitsin diye okudum diyebilirim. Yazar, savunduğu düşünceyi anlatırken o kadar çok tekrara düşmüş ki bir yerden sonra konunun özelliği ve güzelliği yok olmuş.
Yazarın, kitap kapaklarının tasarımları çok çok iyi bana göre. Hakkını yememek lazım. Bunun dışında serinin ilk kitabının incelemesinde de dediğim gibi benim için Tansık I bir numara. Onun dışındakiler çok sıradan. Baktım ki yazar dördüncü kitabını da yazıyormuş ancak bu haber dört beş sene evvelin haberi. Kitap yazmak zor. Bunun üzerine kitap çıktığı an dördüncü kitabını da alıp okuyacağım tabii ki.
İyi okumalar :)
Tansık 3Mehmet Hengirmen · Engin Yayınevi · 201015 okunma
Tansık II, ilk kitaba göre daha orta seviye bir kitap diyebiliriz. Seri kitap yayınlamanın da bir dezavantajı bu sanırım: Okuduğumuz kitabı her seferinde bir önceki kitaba göre kıyaslamak. Ne umutlarla başladığım bu serüven, benim için hayal kırıklığı olma yolunda ilerledi. Artık cümleler sadelikten çok basitleşmeye gitti çünkü. Yine de polisiye kısmının tansiyonu hiç düşmedi. Kitabı ilerleten o olaylar olmasaydı okuyabilir miydim bilmiyorum.
Kitabın bende bıraktığı edebi kısmının sıradanlığını bir tarafa bırakırsak polisiye tarzı açısından okunabilir bir kitap. Ben üçüncü ve son kitabı okumaya gidiyorum. Umarım kısa sürede bitiririm.
İyi okumalar :)
Tansık 2Mehmet Hengirmen · Engin Yayınevi · 201015 okunma
"İnsanın üç büyük sırrı: Birincisi doğmadan önce biz var mıydık, varsak neydik? İkincisi ölümden sonra yaşam var mı, varsa nasıl? Üçüncüsü doğum ile ölüm arasındaki süreç. Bu yaşadıklarımız bir düş mü yoksa gerçek mi?" İşte beni kitaba çeken, ilgiyle okumamı sağlayan o bölüm. Bu üç büyük sır bir üçlemede ele alınıyor.
Üçlememizin ilk kitabı ve başkahramanımız olan Tansık -kelime anlamı olarak mucize- babası ile birlikte "insan klonlama" üzerine çalışan bir bilim insanı. Bu konu üzerine çok yol katetmiş bu iki insanın yolu, günün birinde acı bir şekilde ayrılır. Tansık, ailesini oluşturan üç kişiyi de kaybetmiştir. Bu da yetmezmiş gibi ailesini yok eden kişi, Tansık'ın da peşindedir ve Tansık bu kişiyi öğrenmek için arkadaşlarıyla çeşitli yollar dener.
Din, felsefe, fizik, parapsikoloji gibi alanları birleştirip düşüncelerini aktarmaya çalışan yazarın dili oldukça sade. Üçleme arasında benim en çok beğendiğim kitap bu oldu. Konusu ilginç, cümleleri akıcı ve okuması keyifli bir kitaptı.
İyi okumalar :)