Gizemnur Köse

Gizemnur Köse
@gizeemkose
“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” -S.Ali instagram.com/gizeemkose
“Küçücük bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve onun binlerce meyvesini çıkaran, maddesi bir olan atom parçacıklarından kâinatı ve içindeki canlı cansız mahlûkatı yaratan, dört ana kuvvetle varlıkları dengede tutan bir kudret sahibine karşı insan nasıl alâkasız kalabilir? Bu muhteşem sırları keşfettikten sonra kâinat sahibini nasıl görmezlikten gelebiliriz?”
Sayfa 56·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Galiba bizler, kâinatın muhteşem sistemini, nizamını ve harikulâdeliğini kanunlarla izah ettiğimizi zannedip işin içinden kolayca çıkıveriyoruz. Kanunları keşfetmekle iş bitiyor mu? O kanunu koyan kudret sahibini neden akla getirmiyoruz?”
Sayfa 56·Kitabı okudu
“Küçük bir atomdan, muhteşem galaksilere kadar hükmeden bu kuvvetleri, ince ve hassas hesaplarla koyup işleten, kâinattaki nizamı ve dengeyi sonsuz bir ilim ve kudretle idare eden kuvvet kime aittir? Bu akıl almaz hesabı hangi tesadüf ve hangi tabiat yapabilir?”
Sayfa 56·Kitabı okudu
“İnsanın taşıdığı emeller, arzular, beklentiler ve istekler dünyaya sığmayacak kadar geniştir. Çünkü insan, tek zaman boyutunda yaşamaz. Geçmiş ve geleceğe doğru bir zaman seyri içinden yaşar. Bu nedenle insanın davranışları, geçmişini, şimdiki durumunu ve gelecek hakkında planlarını ve ümitlerini yansıtır. İnsan maddeden mânâya, büyük-küçük her şeyi görmek, bilmek ve yaşamak ister. Bu anlamda, çok zaman ona dünya dar gelir. Bunun için insan küçük bir kâinat, kâinat da büyük bir insan olarak, görülmüştür.”
Sayfa 31 - ö·Kitabı okudu
Konuyla ilgili olarak, Bedîüzzaman Saîd Nûrsî’nin Muhakemât isimli eserindeki şu tespitleri hatırladım. “Her insan hak fıtratı üzerine doğar. Hakkı (doğruyu) ararken bazen eline bâtıl (yanlış) geçer, hak zanneder, koynunda saklar.”
Sayfa 22·Kitabı okudu