Biz hepimiz
Bir mutsuzluk töreninde
Varlığıyla yaralı
Birer yeryüzü ağrısıyız.
Gözlerimizde
Boğulmuş birer yeraltı fotoğrafı
Bir ışıklı kalabalık ağzımızda
Boşluğa tanrılar yontuyoruz.
Sonra gidip mezarları parçaladık
Sonra dağılan kemiklerin üstüne büyük bir yol yaptık
Sonra o yoldan dünyanın her yerine gittik
Sonra karanlık bir kuyunun dibinde seviştik
Sonra ellerimizi yıkayıp tanrıyı dünyamızdan kovduk
Sonra büyük bir şefkatle çocuklarımızı büyüttük
Sonra evlerimizin üstünden acı bir boşluğa baktık
Sonra kendimize inandık, eşyalarımıza inandık
Sonra unuttuk, unuttuk, unuttuk...