Elif

“Çalışma ve performans toplumu özgür bir toplum değildir. Yeni zorlamalar üretir. En nihayetinde efendi ve köle diyalektiği, her bir insan tekinin hem özgür hem de boş zamana sahip olduğu o topluma yol açmaz. Daha ziyade, efendinin kendisinin de bir çalışan köle haline geldiği bir topluma götürür. Bu zorlanma toplumunda herkes kendi çalışma kampını yanında taşır. Bu çalışma kampının özelliği, kişinin aynı anda hem mahkum hem gardiyan, hem kurban hem fail olmasıdır. Böylelikle kişi kendi kendisini sömürür.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“21. Yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de artık ‘itaat özneleri’ değil, performans özneleri olarak adlandırılıyor. … Performans öznesi kendini, kendi kendisiyle savaşır halde bulur. Depresif kişi bu içselleştirilmiş savaşta yaralanmış kişidir. Depresyon, pozitiflikte aşırılıktan dolayı ızdırap çeken bir toplumun hastalığıdır.”
“Şüphesiz, bir birey usdışından —yani, deneyimin bilinçdışı düzeylerinden— korkuyorsa, sürekli meşgul kalmaya, çevresinde en yoğun ‘gürültü’yü muhafaza etmeye çabalar. … Bilinçdışımızdan gelecek kavrayışları yaşamımıza alabilmek için, kendimize tek başına olabilme yetisini kazandırmak zorunda olduğumuz açık.”
Sayfa 94
“Cesaret, sevgi ya da sadakat gibi diğer kişi değerleri arasında yer alan bir erdem ya da değer değildir. Casaret tüm diğer erdemlerin ve kişi değerlerinin altında yatan ve onlara gerçeklik kazandıran temeldir. Cesaret olmaksızın sevgimiz salt bağımlılık olarak solar. Cesaret olmaksızın sadakatimiz uyumculuk halini alır.”
Sayfa 46