İblis 24 saat mesaide ve bizim gibi fani varlıklardan kendine taraftarlar bulup, Rabbiyle savaşıyor. Onun akibeti belli de bizimle alıp veremediği ne? Onda ki kibir, inat, asilik, insanoğlunda da olursa; var gör sonunu şimdiden.
Hz. Süleyman öldükten sonra da, Allah 'tan gelen o görkemli, ihtişamli imparatorluğu dağılmaya, parçalanmaya, yok olmaya başlıyor; Yani sonuç olarak her hayr' ın arkasından da bozulmalar, hatalar, yanılgılarla yanlışlara kaymalar olabiliyor.
Sığ bir hal alıyor. Yoksa güzel yolunda giden bir şey olsa, insan muhalifler karşısında durma cesareti gösterek neden bozmaya kalkışsın ki.?
Yerleşik gelenekler modernleşme gereksinimine cevap vermekte ve bakış açısını değiştirmekte başarısız olmuştur. Manevi eğitim merkezleri olarak yüzyıllar boyu yerine getirdikleri eski işlevlerini sürdürecekleri yerde, gericilik ve uygarlık aleyhtarlığı merkezleri haline gelmişlerdir. Atatürk'ün 1925'te tekkeleri kapatmasının nedeni budur; tasavvufi hiyerarşinin önde gelen kimi şahsiyetlerince de onaylanmış bir adımdır bu. Anadolu şairlerinin öğrettikleri gibi tasavvufun manevi değerlerinin, tarikatların bozulmuş yapısı olmadan, hatta belki de bu haliyle daha hakiki bir şekilde yaşayacağını anlamışlardır. Gerçekten de bu değerler bugün bile ayaktadır.
Böyle delice öfkelere kapılmadığı zamanlarda dünyanın en şirin, en cana yakın ve en yardımsever kızı oluveriyordu. Yumuşak, dikkatli, zeki ve sevecendi.