Geleneksel Doğu devlet anlayışına göre, bir devleti ayakta tutan prensiplerin başında adâlet, yani reâyayı mezâlimden, yetkileri kötüye kullanmalarına karşı korumak gelir.
… Marsilya Ticaret Odası arşivlerinden yararlanan Paul Masson, İzmir’den büyük miktarda ithal edilen beyaz ve mavi renkte kalın pamuklu kumaşın İspanya’ya yeniden ihraç edildiğini, İspanya’nın da bunları plantasyonlarda çalışan köleleri giydirmek üzere Amerika’daki kolonilerine gönderdiğini anlatır. Daha sonra, bu aynı mavi pamuklular Birleşik Devletler’in güney eyaletlerindeki pamuk tarlalarında çalışan siyah köleleri giydirmekte kullanıldı. Bizim bugün ‘blue jean’ diye bildiğimiz bu kumaş, kendilerini emekçi sınıflara yakın hisseden solcu gruplar yoluyla önce Amerika’da, sonra da bütün dünyada gençlerin gözdesi oldu. Blue jean’in boyanmasında kullanılan, Batı dillerinde indigo denilen mavi boya, çivit daha 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük ithalat kalemleri arasındaydı.
“Öleceğini kesin olarak bilen, nasıl sevinir, şaşarım. Cehenneme kesin olarak inanan kimse, nasıl bitkin düşecek şekilde çalışır, şaşarım. Kesin olarak hesap vereceğine inanıp da çalışmayan kimseye şaşarım!!”