Eskiden gücün mücadelede yattığını düşünürdüm.
Galip gelmekte. Bizi yok etmeye kararlı olan şeylere karşı ayakta kalmakta.
Ama gerçek güç mücadeleyi kazanmaktan ibaret olmak zorunda değildi. Güç, nasıl savaştığımızdaydı. Olay kılıcın kendisi değil, onu nasıl kullandığımızdı.
Ve bazen mesele hayatta kalmak bile değildi. Diğer tarafa geçip geçmediğimize bakmadan en korkunç kayıp, kalp ağrısı ve acıyla yaşamaktı.
Tek bir olay iki kişinin ağzından geçmiş ve şimdiki zamanla gidip gelinerek anlatılıyor. İlk 200 sayfalara kadar iki kişinin anlatmasından dolayı tam konsantre olurken olayın zamanının değişmesi ile sürekli bir odaklanmaya çalıştım. Ama sonrası su gibi aktı diyebilirim. Son sayfalarda artık “kim, neden” diye düşünmekten hızlı hızlı okudum. Şunu diyebilirim: Muhteşem bir gerilim kitabı ve asla tahmin edilemez.