📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
- Ha yır ... içerdi ama bu hale gelecek kadar değil. .. - Hamamböcekleri, sıçanlar, iblisler ya da koşuşturan köpekleri yakalamaya çalışıyor muydu? - Hayır, -diye cevapladı Ryuhin irkilerek.- Dün ve bu sabah gördüm onu. Tamamen sağlıklıydı ... - Neden içlikle? Yataktan mı alıp getirdiniz? - Restorana, doktor, bu halde geldi ... - Aha, aha, -dedi doktor, çok tatmin olmuş gibiydi,peki sıyrık? Kavga mı etmiş? - Çitten düşmüş, sonra restoranda birine vurdu, sonra birine daha ... - Demek öyle,...
Ve bir hayalet belirdi gece yarısı cehennemde: Kara göz lü, hançer sakallı, frak giymiş bir yakışıklı çıktı verandaya ve hükümdar bakışıyla süzdü sahip olduklarını. Yakışıklının frak yerine enli bir deri kuşak kuşandığı, piştov kabzalarının kuşaktan fırladığı, kuzgun kanadı saçlarını al ipekle bağladı ğı ve kumanda ettiği briğin Adem kafalı kara mezar bayrağı·· altında Karayip Denizi'nde yüzdüğü zamanlar olduğunu an latırdı da anlatırdı mistikler.
Şehir çoktan akşamı yaşamaya başlamıştı. Tozun içinde zincirlerini şakırdatarak geçiyordu kamyonlar, kasalarında ise kimi erkekler çuvalların üstünde göbeklerini yukarı ver miş yatıyordu. Tüm pencereler açıktı. Bu pencerelerin her birinde portakal renkli bir abajurun altında ışık yanıyordu ve bütün pencerelerden, bütün kapılardan, bütün kemeralt larından, çatılardan ve çatı katlarından, bodrumlardan ve avlulardan Yevgeni Onegin operasındaki polonezin hırıltılı kükremesi kopup geliyordu.