İkimiz de düşüncelerimizin, daha doğrusu birbirini tutmayan bir takım düşünce kırıntılarının tutsağıyız, onların ardından koşuyoruz, en her yerde anamalın borusunun öttüğü bir ortamda yargıda adaleti egemen kılmaya çalışıyorsun, ben bu korkunç düzeni değiştirmek umuduyla özgürlüğümü tehlikeye atarak o yasak kitapçıkları yazıyorum. Ama hiçbir şey olmuyor, hiçbir şey olacağı yok. Tek avuntumuz boyun eğenlerden olmamak. Bunun da bir anlamı yok gerçekte: doğa da, toplum da son günlerini yaşıyor. Bir Fransız “gelecek uzun sürer” diye bir kitap yazmıştı bir zamanlar, ama artık geleceğin de geleceği yok