Sümeyye Gümüş

Sümeyye Gümüş
Aday Öğretmen
Marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi (ingilizce)
Ankara
34 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
tefekkür
اِعْلَمْ Ey kardeş bil ki! Tefekkür, barid ve camid olan gafleti eriten bir nur olduğu gibi; dikkat dahi karanlıklı ve kuru evhamları yakan bir ateştir. Fakat sen kendi nefsinde ve vücudunda ve içinde tefekkür ettiğin zaman, derinliklere nüfuz eden Bâtın ism-i şerifinin muktezasıyla, inceden inceye ve yavaş yavaş ve içine dalarak bütün tafsilatıyla fasleyle. Çünkü bunda yapılan tahlil ve tafsilde san'atın kemali tamamıyla tecelli eder. Amma afakta tefekküre başladığın zaman, İsm-i Zâhir'in muktezasıyla icmalli ve sür'atli geç. İçine ve derinliklerine inme. Hem nazarı bir şeyde tahdid edip durma. Belki yalnız kaidenin izah-ı hacetine göre yap. Çünkü bunda san'atın şa'şaası, onun icmalinde ve mecmuunda daha çok celî, bâhir ve güzeldir. Yoksa aksini yaparsan, o sahilsiz denizde boğulur gidersin. İşte eğer orayı (yani İsm-i Bâtın tecellisi inceliklerinin mazharı olan enfüs dairesini) tafsil edip, burayı (yani âfâkı) icmal edersen; vahdete yakınlaşmış olursun. Ve o zaman, sana cüz'iyatlar ecza hükmünü; enva' da küll halini alır ve onların muhtelit olan vaziyetleri mümtezic; mümtezic olan halleri de müttehid olup, nur-u yakîn ondan feveran edecektir. Fakat eğer bunun aksini yaparsan; yani, kendi nefsinde mücmel geçip, âfâkta tafsilata girişirsen; o vakit, kesret seni teşettüte uğratıp evham da seni havalandırır. Enaniyetin ise, kalınlaşıp gafletin dahi cümudiyet peyda eder. En nihayet gide gide bu iş, tabiata inkılab edebilir. Ve o zaman, cüz'iyatlar sana eczalar gibi genişlenerek seni çekip bir cüz'de, belki bir cüz'-ü lâyetecezzada sıkıştırıp boğduracaktır. İşte dalâlete incirar eden kesret yolu budur. اَللّٰهُمَّ لَا تَجْعَلْنَا مِنَ الضَّالِّينَ آمِينَ
İttihad Yayıncılık·Kitabı okudu
Tefekkür
Reklam
Sebebiyet- Müsebbeblik
Ve keza, eşya içindeki zâhirî faaliyet ve hareketlerinde müşahede etmekteyiz ki; hangi şey daha çok latif ve nuranî ise, onda sebebiyet mertebesi zahir oluyor. Ve hangi şey çok kesif ise, müsebbeblik derecesine takarrüb etmektedir. Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
İttihad Yayıncılık·Kitabı okudu
Yaratılıştaki Sırlar
Muhsin Demirci'nin Kur'an Tarihi isimli kitabından nice alıntı paylaşmıştım, ancak şimdi duvarımda görünmüyorlar. Nereye gitmişler acaba 🫡
Zaman cemaat zamanıdır
Zaman cemâat zamanıdır. Cemâatin rûhu olan şahs-ı manevî daha metîndir. Ve tenfîz-i ahkâm-ı şer'iyeye daha ziyâde muktedirdir. Halife-i şahsî, ancak ona istinâd ile vezâifi derûhde edebilir. Cemâatin rûhu olan şahs-ı manevî eğer müstakîm olsa, ziyâde parlak ve kâmil olur. Eğer fenâ olsa pek çok fenâ olur. Ferdin, iyiliği de fenâlığı da mahduttur. Cemâatin ise gayr-ı mahduttur. Harice karşı kazandığınız iyiliği, dâhildeki fenâlıkla bozmayınız. Bilirsiniz ki, ebedî düşmanlarınız ve zıtlarınız ve hasımlarınız İslâmın şeâirini tahrib ediyorlar. Öyle ise, zarûrî vazifeniz, şeâiri ihyâ ve muhâfaza etmektir. Yoksa, şuûrsuz olarak şuûrlu düşmana yardımdır. Şeâirde tehâvün, za'f-ı milliyeti gösterir. Za'f ise, düşmanı tevkîf etmez, teşci' eder... ﴿ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ﴾ ﴿ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ ﴾
Vahidiyet - Ehadiyet
Vâhidiyet ise, bütün o mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır demektir. Ehadiyet ise; herbir şeyde, Hâlık-ı Külli Şey'in ekser esması tecelli ediyor demektir.
Sayfa 36 - Envar Neşriyat·Kitabı okudu
Kainat
Reklam