Gamze

"Peki dünyanın en büyük yalanı ne?" diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde. "Ne mi? Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur." "Benim için böyle olmadı," dedi delikanlı. "Rahip olmamı istiyorlardı, ben kendim çoban oldum."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bütün kitaplar gibi aynı şeyden söz eden bir kitap," diye sürdürdü konuşmasını yaşlı adam. "İnsanların kendi yazgılarını seçmek şansından yoksun bulunduklarından söz ediyor. Ve sonunda da, dünyanın en büyük yalanına inandığını söylüyor."
"Bak, bu öğrendiklerini hazmetmenin zor olduğunu biliyorum. Büyük bir yük bu. Bazen bazı şeyleri öğrenmek insanın hayatına yük olur sadece. Bunu sana şimdiye kadar söylememiş olmamız bundan.
Zamanla geçecekti. Bazen kötü tarafını görürdü insan her şeyin. Sonra her şey eskisine dönerdi. Aşırı mutsuzluklar, aşırı mutlulukların da çağırıcısıydı. Bazen öyle dibe düşüyordu ki insan, sonrası kaçınılmaz yükselişti.
Sonuçta insanlar birbirlerini ne kadar iyi tanıyıp, ne kadar sık vakit geçirirlerse geçirsinler; bir insanın evine gidip, yaşadığı insanlarla bir aradayken, kendine ait alanında, odasındayken nasıl hareket ettiğini, nasıl yaşadığını öğrenmek, gözlemlemek başkaydı.