Biz asla unutmamalıyız ki Türk Dili’nin son inkılâbı, Atatürk’ün sarıldığı hamledir.
Bu hamlenin de son noktası, o inkılâp içinde yine Atatürk’ün yükselttiği görüştür. Bu görüş, Atatürk’ün ölümüyle bıçak gibi kesilen ve terkedilen Güneş-Dil teorisiyle ifade edilmiştir
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdi sen, mâdemki bu târihin çocuğusun; eski zafer ve şeref asırlarının bugünkü evlâdısın!.. Atalarının sana mîras bıraktığı her güzel şeyi seveceksin!..
Bu dili seveceksin!.. Hem de her hâliyle seveceksin!..
Bu sebeple, kelimeleri hor görmek, hakîr görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple atılabilir görmek, onların oluş veya yontuluş târihini bilmemekten veya umursamamaktan doğan, büyük gaflettir
Bu sebepledir ki, diller, bir tarih boyunca, yalnız kelime sayısı bakımından değil, “ses güzelliği” bakımından da işlenmişlerdir. Bunun içindir ki “kelimeler”, asırların ve asırlar içinde milli ataların işledikleri birer “söz mücevheri”dir. Onlar âdî “boncuk”larla değiştirmek La Fontaine’in horozu gibi, mücevherin kıymetini bilmemektendir