kendimizi içinde bulduğumuz durum, sistemlerin, özellikle de toplumsal sistemlerin dağılmasına ilişkin incelemeyi yalnızca en ilgi çekici kuramsal konu yapmakla kalmıyor, varlığımızı sürdürmek istiyorsak yaşamsal bir zorunluluk da yapıyor. İnsanın eleştirel ve analitik düşünceyi anlama yeteneği, insanoğlunun varlığını sürdürmesi
için hiçbir zaman bugünkü kadar gerekli olmamıştır.
Işık bir bakıma arayışının vasıtasıydı.
Çizmek ise yol. Bu yüzdendi siyahı kullanması. Resimlerindeki renkler biçimden sonra gelir. Bu renkler
karmaşıklık ve beklenmediklik verir.
Fransızcada şöyle bir deyiş var: je peux lire en elle/lui comme dans un livre ouvert,"Onu açık bir kitap gibi
okuyabiliyorum." İçeride olana ulaşmak için duyduğumuz o arzuyu ifade etmenin ne güzel bir yolu, değil mi? Yüzleştiğimiz şeyin içerisine ve gizemine ulaşmak. Dış dünyaya, onu kontrol altına almak için değil de bütünüyle parçası olduğumuzu hissetmek için nüfuz etmek istemek.
Yıldızım seninkinden daha parlak. Ama büyüklük gözünü korkutmasın. Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğe erişir, bazılarınınsa büyüklük gelir başına konar. Kader sana kollarını açıyor, var gücünle sarıl ona. Özendiğin kişiliğe bürünmek için aşınmış gömleğinden sıyrıl, taptaze, pırıl pırıl çok ortaya. Bir hısımla zıtlaş, hizmetçileri tersle.Devlet işlerini tartışmaya alış, kimselere benzememeye çalış.