İbnü'l-Cevzî, üç şeyde sivrildi:
a- Çok kitap okudu. Bu çokluk, çağını ve diğer çağları zorla-yacak düzeyde bir çokluktu.
b. Çok kitap yazdı. Bu da bütün zamanları zorlayacak düzey. deydi.
c. Çok iyi ve çok konuştu.
Dolayısıyla, gözü, eli ve dili çok iyi çalıştı.
Üç organın aynı anda bu derece faal olması, Allah'ın lütfu ve o lütfa layık olmak için yoğun bir gayretten başka bir şeyle anlatılamaz.
Tam anlamıyla, Allah dağına göre de kar verdi. İbnü'l-Cevzi, büyük imtihanlara tâbi tutuldu. Onca gayreti ve hizmeti yanında, 'evinde abid, kütüphanesinde âlim' olarak yaşayıp ölemedi. Önce doğurup büyüttüğü çocuğundan ızdırap çekti. Böyle bir insanın kitaplarını satıp meze parası çıkaran bir çocuğun babası olmak onu ezdi, ağlattı, sabahlara kadar gözyaşları akıtmasına sebep oldu. Ama yılmadı, sabretti.