eğer annemle babam gözlerini dört açsalar ve çocuklarına gerçek bakışlarla baksalar, bir cani büyüttüklerini daha ben küçükken anlayabilirlerdi. ama bakmadılar. gözleri birbirlerinden, birbirlerine olan nefretten başkasını görmedi.
öğlene doğru genç bir kız yüzü belirirdi. devamlı hasta gibiydi. sanki yaşlı bir ruh taşırdı içinde. sanki birkaç kez ölmüş de dirilmiş gibi, ölümlerden yaşlanmaya fırsat kalmamış gibi.